| o oku getirireceğim , sevimli çocuk, ve bunu gömleğimi çıkarmadan yapacağım. | Open Subtitles | أنا سأحصل على ذلك السهم أيها الجميل وأنا سأفعل ذلك و أنا مرتدي قميصي |
| O zaman umarım o oku kullanma konusunda da hazırlıklısındır. | Open Subtitles | أرجو أنْ تكوني مستعدّةً لاستخدام ذلك السهم إذاً |
| Baba, hemen o oku çıkartmalıyım. | Open Subtitles | ابّي، عليّ إزالة ذلك السهم الآن. |
| O okun ucundaki demirden yana göğsümü germezsem, erkek değilim. " | Open Subtitles | لن أدعو نفسي رجلاً إن لم أفتح صدري لرأس ذلك السهم" |
| Şu anda, seni dinliyor olmamın tek sebebi, söylediklerini de dikkate alarak, okun ucundaki ateş sönmediği içindir. | Open Subtitles | ...الآن، السبب الوحيد لسماعك حتيّ ..التفكير حتي في ما تقول ،هو أن اللهب علي نهاية ذلك السهم لم ينطفيء بعد |
| o oku bulmalı ve bu sefer kendi ellerimle göğsüne saplamam gerek. | Open Subtitles | {\pos(192,200)} أتعلمون، عليّ إيجاد ذلك السهم وغرسه في صدره بيديّ هذه المرّة. |
| o oku ben alayım. | Open Subtitles | سوف وارد ذلك السهم. |
| G de o oku benim götümden alıp, seninkine sokar. | Open Subtitles | (غي) سيُزيل ذلك السهم وسيضعه في مؤخرتك، ليكن في علمك ذلك |