| Sevinmenize sevindim, ama tuvalet kağıdı yerine üç deniz kabuğunun durduğu bir raf var. | Open Subtitles | أنا مسرور لأنّكم سعداء لكن بدلاً من أوراق المرحاض لديكم رفّ مع 3 أصداف |
| Tuvaletin yanındaki raf küçük mü geliyor? | Open Subtitles | هل رفّ الكتب الذي بجانب المرحاض صغير جداً؟ |
| Evde bir çok şey yaptım. Baharat rafı... | Open Subtitles | بنيت الكثير من الأشياء حول المنزل، رفّ التوابل، |
| Şömine rafı tamamen başka bir hikaye. | Open Subtitles | طبعاً، رفّ الموقد أمر مغاير تماماً. |
| Ben 10 yaşındayken, bizimkilerde aynı heykelden vardı şöminenin üzerinde duruyordu. | Open Subtitles | وأنا في الـ10 من عمري، كان لدى والديّ نفس هذا التمثال، على رفّ الموقد بشقنتا، تماماً |
| Seni, şöminenin üstünde cam bir kavanoza koymalılarmış. | Open Subtitles | كان يجدر بهم وضعك بوعاء زجاجيّ فوق رفّ المدفأة |
| Peki... Hani şu salondaki rafın altında... sana tuğladan küçük bir gömme dolap olduğunu söylediğim boşluk var ya aslında çalışan bir şömine. | Open Subtitles | أتعرفين ذاك الشيء تحت رفّ الموقد الذي قلتُ لكِ أنّه خزانة قرميد صغيرة؟ |
| Bunu babama vereceğim ve şöminenin rafına koyarak tıp fakültesini birincilikle bitirdiğimi hayal etmesini söyleyeceğim. | Open Subtitles | سأعطي هذه لأبي، وأخبره بأن يضعها على رفّ الموقد... وأن يتخيّلها شهادة من الدرجة الأولى في الطبّ. |
| Gerçekleştirilememiş hayaller bir raf dolusu okunmamış kitap,.. | Open Subtitles | حياة من الاحلام التي لم تتحقق رفّ من الكتب الغير مقروءة |
| Sizlerin softballu ve sporu var ama-- ama bizim düşkünlüğümüz daha güzel bir raf. | Open Subtitles | أنت رجال عِنْدَهُمْ softballكَ وألعابكَ الرياضية و- ولعنا المتبادل لa رفّ لطيف. |
| Evet, Basil, hoş bir raf. | Open Subtitles | نعم، باسل، رفّ لطيف |
| Metal kutu derken raf yapısında bir sürücü türünden mi bahsediyorsun? | Open Subtitles | عندما قلت (صندوق معدني), أكنت تعني أكنت تقصد أجهزة خوادم رفّ محمولة؟ |
| Buzdolabında, önceki düzenimiz iki ayrı raf ve bir ortak rafın yerine üçümüz birer raf alacak ve kapı ortak raf olacak. | Open Subtitles | في الثلاجة ،خلافا على حصولنا على )رفّين منفصلين و رفّ ثالث مشاع (اشتراكي ثلاثتنا الآن سنحصل على رفوف شخصيّة و الباب يصبح مشاعا |
| -Eğer ailemin şömine rafı olsaydı tamamen bambaşka biri olabilirdim. | Open Subtitles | -بالتأكيد . -لو كان لدى أبويّ رفّ موقد ، لربما كنت شخصاً مختلفاً كلياً. |
| Adamın 7.Cadde'de elbise rafı itiyor olması gerekiyordu. | Open Subtitles | هو يجب أن يدفع رفّ على الدرب السابع. |
| Nereden, Hikaye Rafı*'ndan mı? | Open Subtitles | مِنْ حيث، رفّ القصةَ؟ |
| Oliver'in bebek dişini şöminenin üzerindeki bir kavanozda saklıyorlardı. | Open Subtitles | كانو يحتفظون بأسنان أوليفر المستبدلة بجرّة على رفّ |
| - Galiba şöminenin üstüne asarım. | Open Subtitles | من المحتمل سأعلقه على رفّ كشهادة تقدير. |
| Eldivenleri tabak rafına koy. | Open Subtitles | -ضعي القفازات على رفّ الصحون |