| Bunlar gelip geçici şeyler. İlim irfan kalıcıdır. | Open Subtitles | جميع المصالح الدنيوية زائلة أما الحكمة فهي التي تدوم |
| Biliyorum ani oldu ama öğrendiğim bir şey varsa o da hayatın çok kısa ve mutluluğun geçici olduğu. | Open Subtitles | وأعلم أنه يبدو سريعاً، ولكن إن كنت تعلمتُ شيئاً ما أن الحياة قصيرة للغاية، وأن السعادة زائلة |
| Özel hastanelerdeki kovboylar kadar kazanamazsın ama başka avantajları var, geçici de olsa. | Open Subtitles | فلن جعل الكثير من المال كما رعاة البقر في المستشفيات الخاصة ... ... ولكن هناك مكافآت أخرى، زائلة لأنها قد تكون. |
| Basit bir atardamar yırtılması sonradan sonuçları şiddetli... bir kansız kalmaya dönüşebilecek geçici felce yol açabilir. | Open Subtitles | التمزق الشرياني الطفيف قد يؤدي لسكتة دماغية زائلة قبل أن يصبح التمزق قطع كامل والذي قد ينتج عنه نقص في الأوكسجين هائل لكن... |
| Mutluluk ve kederin bolluğu, ve hayat geçicidir. | Open Subtitles | . الحياة زائلة ، السراء والضراء تتزايد |
| geçici zevk! | Open Subtitles | متعةٌ زائلة. |
| İroniktir ama, fotoğraflar çok gelip geçicidir. | Open Subtitles | الصور زائلة بشكل مثير للسخرية |