| Ve Betsey'in de bunun bir parçası olmaması için bir sebep göremiyorum. | Open Subtitles | وليس هناك سبب يمنع بيتسي ان تكون من هذه العائلة |
| Evlenmelerine yasal yoldan mani bir sebep gösterecek olan varsa ya şimdi konuşsun ya da sonsuza dek sussun. | Open Subtitles | إن كان هنالك من رجل يرى أي سبب يمنع هذا الثنائي من أن يجتمعاً قانونياً فليتحدث الآن أو يلتزم الصمت للأبد |
| Tamam, kimse arayıp şikâyet etmediğine göre, dans etmemek için bir sebep yok. | Open Subtitles | حسنًا، الآن، لم يتصّل أحد واشتكى. لذا لا يوجد سبب يمنع الجميع من الرقص. |
| Alan, oğlunun senin hatalarından ders almaması için bir neden yok. | Open Subtitles | الين ، ليس هناك سبب يمنع أبنك أن يتعلم من أخطائك |
| Her neyse, dedektifte bilmek ister, uykusuzluk çekmemesi için bir neden yok. | Open Subtitles | على أى حال , لا يوجد سبب يمنع المفتش أن يكون لديه أرق أيضاً |
| Bu iki kişinin evlenmemesi için... bir nedeni olan varsa... | Open Subtitles | لو أن هناك أي واحد هنا يَعْرفُ أيّ سبب.. يمنع هذان الإثنان من الزواج.. |
| Kimsenin seni evlat edinmek istememesinin bir nedeni olmalı. Ayaklarından biri el şeklinde mi? | Open Subtitles | لابد من وجود سبب يمنع الجميع من تبنيك هل لديك قدم بشكل يد؟ |
| Eğer sen vekil olabiliyorsan benim de olmamam için hiçbir sebep göremiyorum. | Open Subtitles | إذا كان يُمكنك أنْ تكوني شريكة بديلة، لا أرى سبب يمنع أنْ أكون كذلك أيضاً. |
| Aranızda bu iki kişinin evlenmemelerini gerektirecek bir sebep bilen var mı? | Open Subtitles | لديه أي سبب يمنع زواج هذين الاثنين ؟ |
| O hâlde olmaması için bir sebep yok. | Open Subtitles | أعتقد أنه ليس هناك سبب يمنع هذا |
| Ben olmaması için bir sebep göremiyorum. | TED | انا لا ارى سبب يمنع هذا |
| Yapmamam için bir sebep var mı? | Open Subtitles | هل هناك اى سبب يمنع ذلك ؟ |
| Nadia'dan başlamamak için ortada hiçbir sebep yok. | Open Subtitles | لا يوجد سبب يمنع البدء بها |
| Bunun olmaması için bir sebep yoktur. | Open Subtitles | ليس هناك من سبب يمنع حدوث ذلك |
| İkimizin arkadaş olmaması için bir sebep yok Tom. | Open Subtitles | (حسناً، لا يوجد سبب يمنع ألا نكون أصدقاء، (توم |
| Olmaması için bin tane sebep var. | Open Subtitles | هناك حوالي ألف سبب يمنع ذلك. |
| Evlenmemeleri için bir neden olduğunu düşünen varsa... şimdi söylesin... ya da sonsuza kadar penisini tutsun. | Open Subtitles | اذا كان لدى اي احد سبب يمنع زواج هذين الاثنين فليتكلم الان أو ليجعل قضيبه ينتصب |
| Parlamento'ya sesleniyorum, artık yasa tasarımın krala sunulmaması için bir neden göremiyorum. | Open Subtitles | أقول لهذا البرلمان لم يعد هناك أدنى سبب يمنع أن يُقدم مشروع قانونى للملك |
| Tamam. Bu ikisinin evlenmemesi için bir nedeni olan var mı? | Open Subtitles | حسنا,هل يعرف أي منكم سبب يمنع هذان من الزواج؟ |
| Ofiste buluşmamamızın bir nedeni var mı? | Open Subtitles | نعم . هناك سبب يمنع لقاءنا في المكتب |