| O, binanın çökerken çıkardığı çatırtı ile birlikte yaklaşık altı parıldama gördü. | Open Subtitles | رأى حوالى ستة من هذه الومضات مصحوبة بصوت طَقطَقة قبل أنهيار المبنى |
| Altıda altı, altıda dörtten iki puan daha iyidir, değil mi? | Open Subtitles | ستة من ستة أفضل باثنين من أربعة من ستة، أليس كذلك؟ |
| Aman Tanrım, bundan altı tane daha paket yaptırabilir miyiz acaba? | Open Subtitles | يا إلهي، هل يمكننا الحصول عليها، أود ستة من هؤلاء للذهاب؟ |
| Atlas roketlerinin sekizinden altısı henüz rampadayken infilak etti. | TED | ستة من ثمانية صواريخ أطلس انفجرت على منصاتها |
| Dünyadaki tüm hayvanat bahçelerindeki tüm orangutanlardan daha fazla orangutana sahip olunca, şu an bile her yavruya karşılık altısı ormandan kayboluyor. | TED | وجود أكثر من كل القردة فى حدائق الحيوانات في العالم مع البعض، تماماً كضحايا لكل طفل فقد إختفى ستة من الغابة. |
| Bunu benim yerime yapabilecek altı tane arkaşımı tanıyorsun ama sen beni aradın. | Open Subtitles | أنت تعرف ستة من أصدقائي قد يعملون هذا العمل لك لكنك اتصلت بي |
| altı kişi gittiniz, şu an sadece dört kişi görüyorum. | Open Subtitles | خرجتم ستة من هنا، فمالي لا أرى سوى أربعة منكم؟ |
| Afrika dünyanın en büyük altı mülteci merkezine sahip. | TED | لدى أفريقيا ستة من أكبر مراكز اللاجئين. |
| altı kardeşimin dördüyle birlikte Bristol'un biraz dışındaki üç yatakodalı bir sosyal konutta büyüdüm. | TED | نشأت في منزل للمجلس يحوي ثلاث غرف وأربعة من أصل ستة من هؤلاء الإخوة، خرجوا من بريستول للتو. |
| Bir yiğit bir kız aldığında dört at verir bazen de altı at. | Open Subtitles | حينما يتزوج المحارب فانه يقدم اربعة او ستة من المهور |
| Konuşmaya çalıştım ve altı tane dişimin kırıldığını gördüm. | Open Subtitles | حاولت طلب النجدة فوجدت أن ستة من أسنانى قد كُسرت بدورها |
| Peşimizde altı kabadayı olmadan... bir yere gittiğimiz mi var? | Open Subtitles | هل نذهب إلى أى مكان إلا و هناك ستة من الحراس يحموننا طوال الوقت ؟ |
| Peşimizde altı kabadayı olmadan... bir yere gittiğimiz mi var? | Open Subtitles | هل نذهب إلى أى مكان إلا و هناك ستة من الحراس يحموننا طوال الوقت ؟ |
| ..altı babası olduğunu biliyordu. | Open Subtitles | انه لم يكن من واحداً من الآباء، ولكن ستة من الآباء |
| altı Düzen Efendisi'ne saldırmaya hazır ve kazanacak. | Open Subtitles | أنه يستعد لمهاجمة ستة من زعماء النظام الرئيسيين.سيربح. |
| Bir büyük karides yemek, beş altı normal karidese bedel. | Open Subtitles | أكل براون واحد، يعادة خمسة أو ستة من الروبيان. |
| Pawtucket itfaiye departmanından altı kişi cesurca donmuş buzun altına kalan balığı kurtarmaya çalıştılar. | Open Subtitles | قام ستة من رجال اطفاء باوتكات بمحاولة يائسة لانقاذ سمكة احتجرت تحت الثلج |
| K'tano kuvvetlerini altı Düzen Efendisi'nin Jaffa güçlerinden topladı. Birşeyleri doğru yapmış olmalı. | Open Subtitles | كاتانو يجمع الجافا من ستة من حكام النظام.يجب أن يعمل شيء صحيح |
| 12 ölü: altısı hastalıktan, altısı kavgadan. | Open Subtitles | مات اثنا عشر ستة من الاندفاع و ستة من القتال |
| On kurbandan altısı taciz olayını ihbar bile etmiyor. | Open Subtitles | ستة من أصل كل عشر ضحايا لا يبلغن عن حوادث التحرش أصلاً |
| Söylediğin kelimelerden altısı film bandrolünde yazıyor. | Open Subtitles | لقد قرأت ستة من الكلمات التي قلتيها للتو على غلاف هذا الفيلم |