| Bu zehir değil Ray. Seni öldürmek isteseydim, bu şekilde yapmazdım. | Open Subtitles | هذا ليس سماً راي لو أردت قتلك لما استعملت هذه الطريقة |
| Tehlikeli bir durum yok ama kız lanet tüylerinde zehir depoluyor. | Open Subtitles | .. ليس بشكل قاتل لكن هي نفثت سماً من اصابعها اللعينة |
| Size çok iyi gelecek. Sizin gibileri biliyorum. Sesiniz tatlı, ama zehir ve yalanlarla dolu. | Open Subtitles | إننى أعرف نوعك ، إن لديك صوت جميل و لكنه يقطر سماً و كذباً |
| Bu bıçak, ölümcül bir zehir taşıyor. | Open Subtitles | الآن ، هذا السلاح يحمل سماً مميتاً على الجانب الذى يحمل نحتاً للثعبان |
| Dünyada çok nadir bulunur ve en Zehirli olanıdır. | Open Subtitles | واحد من أندر العقارب في العالم وأكثرها سماً |
| Onu zehirleyen bir toksin var ama nasıl durduracaklarını bilmiyorlar. | Open Subtitles | أنّ هناك سماً يسري بجسده ولا يعرفون كيفية إيقافه؟ |
| Uykuda terlemiş, bol zehir yapmış, önce sen kayna büyülü kazanda. | Open Subtitles | عرقت سماً وهى تنام انسلقى أول شئ فى مرجلنا المسحور |
| Bir içimlik zehir ver bana Ama çabuk etkilemeli, yayılıp bütün damarlara, bir anda öldürmeli bu canından bezmiş adamı. | Open Subtitles | أعطني سماً سريع المفعول ينتشر في العروق بسرعة |
| Her sabah ona bir damla zehir verip, her akşam da panzehir verirler. | Open Subtitles | كل صباح يعطينوهم سماً ، سم بطيء وكل مساء الترياق |
| Her sabah ona bir damla zehir verip, her akşam da panzehir verirler. | Open Subtitles | كل صباح يعطينوهم سماً ، سم بطيء وكل مساء الترياق |
| Eğer zehir ise, bir gece burada kalsın. | Open Subtitles | و إن كان سماً سنبقيه هنا الليلة حتى يخف التورم ثم نرسله لبيته |
| -Bu zehir değil, uyumanı sağlayacak. | Open Subtitles | لا ، هذا ليس سماً هذا لمساعدتك على النوم |
| Hırsız değilim, ağabey. Ona murabba vermek istiyorum, zehir değil. | Open Subtitles | . أنا لست لصاً يا أخي، أريد أن أعطيه مربى و ليس سماً |
| Bayan Foxworth onların Alman ordusunu öldürecek kadar oraya yeterince zehir taşıdı. | Open Subtitles | السيده فوكسورث تحمل سماً كافياً في الأعلى لتقتل جيشاً ألمانياً منهم |
| zehir olduğunu ve burada olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | حسناً ، نعلم أنه كان سماً ، نعلم أنه كان هُنا لذا فعلينا مُحاورة وتفتيش جميع |
| Iago, zehir bul bana bu gece. | Open Subtitles | . هيىء لي سماً الليلة يا اياجو |
| Eğer bir zehir olsaydı, karaciğerlerde görürdük. | Open Subtitles | إن كان سماً كنا سنجده في الكبد |
| Bu çok güçlü kurutucu zehir olabilir. | Open Subtitles | ربما يكون سماً خارقاً يسرع الشيخوخة |
| Kötü şans... ..zehir gibi. | Open Subtitles | أنا أجلب الحظ السئ أو أنني سماً |
| Zehirli olabilir. | Open Subtitles | ربما يكون سماً. |
| Tıpkı "Zehirli top vebalı gemide En iyi bira saraydaki kadehte." gibi. | Open Subtitles | إتضح إنه (جيري سميث) مزيف و هذا مربك هذا يشبه قرص به سماً في وعاء به يد الهون |
| Bir toksin. | Open Subtitles | هذا كان سماً تم ترشيحه من عطر زهرة "روديندرون بونتيكوم" |