| Bu herkesin başına gelebilir. 40 yıI önce biri altınları almak için yolcuları zehirlemiş olmalı. | Open Subtitles | على الأقل لم نكن قبل 40 سنة أحد ما سمم المسافرين |
| Uther zehirlenmiş, ve bunu kimin yaptığını ikimiz de biliyoruz. | Open Subtitles | لقد سمم واعتقد إننا الاثنان نعرف من فعل هذا |
| Doktor Orgel incelemesini örtbas etmek için Skinner'ı zehirledi mi diyorsun yani? | Open Subtitles | أنت تقول بأنّ الدّكتور أورجيل سمّم سكيننير لكي يغطّي تحليله؟ |
| Ben şef olamam. Yani, o zehirleyen işi yapan kişi... | Open Subtitles | لا أستطيع أن أكون طباخا أنا الشخص الذي سمم .. |
| O yüzden Ethel Poughkeepsie'ye gidince Devery pastaya zehir koyar. | Open Subtitles | , لذا , عندما غادرت أيثيل إلى بوغكيبسي , ديفيري سمم الكعكة |
| Usta'nın nasıl zehirlendiğini bilmek istiyorum | Open Subtitles | اريد ان اعرف بالضبط كيف سمم المعلم ثم ماذا ؟ |
| Pekala , bakın , biliyorum belki birilerini öldürdüğümüzü düşündünüz... ..ama Tom o adamı zehirlediğini bilmiyordu. | Open Subtitles | حسنا انظر، أعرف انك من المحتمل تفكر اننا ربما قتلنا شخص ما، لكن توم لم يعرف انه سمم الرجل، |
| Ayrıca sekreterini zehirlemiş olma ihtimali de var çünkü onun gerçeği fark ettiğinden şüphelenmişti. | Open Subtitles | هناك إحتمال أنه سمم سكرتيرته لأنه شك بأنها عرفت الحقيقة |
| Onlardan biri kurbanımızı zehirlemiş olsa bile parmak izi bulamayız. | Open Subtitles | وحتى لو أن أحد منهم سمم الضحية لن نحصل على أي بصمة |
| Sevgili kardinal bilmeden kendini mi zehirlemiş? | Open Subtitles | أن الكاردينال الصالح سمم نفسه بالخطأ ؟ |
| Kalp atışları düzensiz, bu zehirlenmiş olduğunun bir belirtisi. | Open Subtitles | نبضة غير طبيعى اعتقد انه قد سمم |
| Usta akciğerlerini etkileyecek bir ilaç ile zehirlenmiş. | Open Subtitles | عمي سمم بمخدر و قد اثر هذا علي رئتيه |
| Bence O'Fallon, Hoffman'ı zehirledi. | Open Subtitles | راهنت أوفالون سمّم هوفمان، ثمّ وضع جسمه قرب الإنفجار لتغطية مساراته. |
| Barmen onu zehirledi, sonra da kendini zehirledi ben onu sorguya çekmeden önce. | Open Subtitles | سمّمه الساقي ، ثم سمّم نفسه قبل أن أتمكن من إستجوابه |
| Bu insanları zehirleyen kişinin intikam duygusuyla hareket ettiğine inanıyoruz. | Open Subtitles | نظن ان ايا كان من سمم هؤلاء الأشخاص كان دافعه الانقام |
| Hamed'i zehirleyen adam işi yaptıktan sonra, hemen burayı aradı. | Open Subtitles | الرجل الذي سمم حامد اتصل بهذا المكان قبل أن يقوم بذلك |
| Çoğunuzun bildiği gibi ilk evliliğim bir saatten kısa sürdü çünkü o gün kardeşim içeceklere zehir katmıştı. | Open Subtitles | كما يعرف معظمكم، زواجي الأول لم يصمد لأقل من ساعة، لأن أخي سمم المشروبات يومها. |
| O insanların tam olarak neden zehirlendiğini bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا, لا نعلم بشكل اكيد لماذا سمم هؤلاء الناس |
| Kocasını zehirlemişti ama, nasıl zehirlediğini bilmiyor muydu? | Open Subtitles | هى والتى سممت زوجها لم تكن تعلم كيف سمم زوجها؟ |
| Ama ölecek seviyede mi zehirlendi ya da az miktarda mı bulamadın. | Open Subtitles | و لكنك لم تحدد إذا ما كان قد سمم للموت أو فقط لمضايقته إلى حد ما |
| Daha doğmamış oğlumu zehirleyip insanların ona adeta bir yaratıkmış gözüyle bakmasına sebep oldu! | Open Subtitles | لقد سمم الحادث ابني الذي لم يكُن قد وُلد بعد ! وحوله إلى شخصاً ما ينظر إليه الناس كما لو أنه كان وحشاً |
| - Ne? - Chen Zhen, Onun zehirlendiğine inanamam. | Open Subtitles | تشين زين) انا لا اصدق انه سمم) - لما لا ؟ |
| Size yemin ederim bu sabah haberlerde duyana kadar zehirlendiğinden haberim yoktu. | Open Subtitles | اقسم لك بانني لم اعلم بانه قد سمم حتى سمعتها في الاخبار هذا الصباح |
| Babamın bana verdiği listeyi kullanarak şehrimi zehirleyenleri alaşağı edeceğim. | Open Subtitles | "باستخدام قائمة الأسماء التي تركها ليّ، سأُطيح بكل من سممّ مدينتي" |
| Kim koydu zehri? | Open Subtitles | من سمّم الطعام؟ |
| - Birisi Stevie'yi zehirliyor mu? | Open Subtitles | إذن هناك من سمّم ستيف ؟ |