| Beni ispiyonlarsan Bayan Norton çok kötü bir şey olacak. | Open Subtitles | إذا أخبرتيه عني آنسة نورتن سيحدث شيء فظيع |
| -Ayın 24'ünde bir şey olacak. | Open Subtitles | سيحدث شيء ما في الرابع والعشرين من الشهر. |
| Sana bu işe girdiğinde söylemiştim; Böyle birşeyin olacağını biliyordum. | Open Subtitles | أخبرتك عندما توليتي هذه الوظيفة كنت أعرف أنه سيحدث شيء كهذا |
| Sana bu işe girdiğinde söylemiştim; Böyle birşeyin olacağını biliyordum. | Open Subtitles | أخبرتك عندما توليتي هذه الوظيفة كنت أعرف أنه سيحدث شيء كهذا |
| Biliyordum, böyle bir şey olacağını biliyordum. | Open Subtitles | عرفت هذا, عرفت أن شيء كهذا سيحدث شيء كماذا؟ |
| Bu kızlara bir şey olacağından korkuyorum. | Open Subtitles | حسناً فيك , لدي شعور قوي جداً انه سيحدث شيء لهؤلاء البنات |
| Çok kötü bir şeyler olacak, hissedebiliyorum. | Open Subtitles | انا اشعر بأنه سيحدث شيء سيء هنا |
| Kötü bir şey olacak olursa bize haber ver. | Open Subtitles | إذا كان سيحدث شيء سيء فهل ستخبرنا؟ |
| O zavallı kadına bir şey olacak mı? | Open Subtitles | هل سيحدث شيء سيء لتلك السيدة المسكينة؟ |
| Bekle, garip bir şey olacak. | Open Subtitles | إنتظري , سيحدث شيء غريب |
| İşte o zaman muhteşem bir şey olacak. | Open Subtitles | ثم سيحدث شيء ملحوظ |
| Böyle birşeyin olacağını biliyordum. | Open Subtitles | كنت أعرف أنه سيحدث شيء كهذا |
| Böyle birşeyin olacağını biliyordum. | Open Subtitles | كنت أعرف أنه سيحدث شيء كهذا |
| Hep bırakırsam kötü bir şey olacağını düşünürdüm ama olmadı. | Open Subtitles | لطــالما توقعت أنه عندما أتوقف عن العد، سيحدث شيء رهيب، لكن ذلك لم يحدث. |
| O, Mitch'in etrafında kötü bir şey olacağını söylemişti | Open Subtitles | قالت بأنه سيحدث شيء سيء لـ(ميتش) |
| Bu kızlara bir şey olacağından korkuyorum. | Open Subtitles | حسناً فيك , لدي شعور قوي جداً انه سيحدث شيء لهؤلاء البنات احتاج لبقائك معي , ارجوك |
| bir şeyler olacak, iyi bir şeyler. | Open Subtitles | سيحدث شيء ما، شيء جيد |
| Kötü bir şeyler olacak. | Open Subtitles | سيحدث شيء مريع. |