| Özel tim tarama yapıp bunu bulduğunda tetikçinin burada olduğunu anlayacaklar. | Open Subtitles | عندما يقوم الفريق بالبحث و إيجاد ذلك سيعلمون أنّ المنفذ هُنا |
| Buralı olmadığımı yürüyüşümden anlayacaklar. | Open Subtitles | سيعلمون ذلك من طريقة كلامي أنني ليس من المنطقة |
| Farzedelim yaotık. ilk sayımda anlarlar. | Open Subtitles | إفترضْ إننا نجحنا. سيعلمون بمغيبنا في التعداد التالـــي. |
| Bunun sonunun ölüm olduğunu ne zaman öğrenecekler? | Open Subtitles | متى سيعلمون أن هذه التعاليم الدينية قد ولّت ؟ |
| Bu üniformayla da olsa oraya adım attığım an onlardan biri olmadığımı bilecekler. | Open Subtitles | حتى مع هذا الزيّ، إن خطوت خطوة هناك، سيعلمون بأني لست واحدًا منهم. |
| O zaman birkaç ay önce, Strand'da bir bankadan emanet kasa aldığımı bilirler. | Open Subtitles | عندها سيعلمون من أنني حصلت على صندوق أمانات في بنك على الساحل منذ أشهر مضت |
| Ama bir süre sonra, kötü adamların her zaman o kadar kötü görünmediğini öğrenirler. | Open Subtitles | لكن قريباً سيعلمون أن الأشخاص السيئين لا يظهرون دائما أشرار |
| Onlar bilimadamı. Kanıt gösterildiğinde hatalı olduklarını anlayacaklar. | Open Subtitles | إنهم علماء ، و سيعلمون أنهم مخطئون عندما يرون الدليل |
| Bence dava kabak tadı veriyor, delillerim uygun değil yeterince hazırlıklı değilim, insanlar ne yaptığımı bilmediğimi anlayacaklar ve bütün bu yıllar boyunca bir saçmalık uğruna çabalamışım. | Open Subtitles | اعتقد ان القضيه سيئه وان تجهيزاتي غير مرتبه وانني غير جاهزه بعد وان الناس سيعلمون انني كنت الهو طوال هذه السنين |
| Ama onlar bizi tanımıyor. Bir sorun olduğunu anlayacaklar. | Open Subtitles | ولكن هم لايعرفوننا سيعلمون بأن هنالك خطأً ما |
| Tabi ki anlarlar. Şefin elinde herkesin adının olduğu bir liste var. | Open Subtitles | .بالطبع سيعلمون . الرئيس لديه قائمة باسم كل شخص |
| Oksijen miktarı çok fazla olacağından, sonradan eklediğini anlarlar. | Open Subtitles | سيعلمون أنك ملأته لأن منسوب الأوكسجين سيكون عالي |
| Beni böyle görürlerse.., ...bir sorun olduğunu anlarlar. | Open Subtitles | إذا رأوني بهذا الشكل سيعلمون أن هناك أمرا خاطئا |
| Yetkililer bir yerlerde nükleer maddeler olduğunu öğrenmişlerdir ya da yakında öğrenecekler ve her yere bakmaya başlayacaklar. | Open Subtitles | السلطات تعلم بوجود المادة النووية أو سيعلمون قريباً وقتها ، سيبحثون في كل مكان |
| Şimdi bu bilmeceyi de çözdüklerinde 6 Amerikalının firar ettiğini öğrenecekler. | Open Subtitles | فور ان يعيدو تجميع ذلك الكتاب, سيعلمون بفرار 6 أمريكيين |
| 6 saat içinde bu haberlerde olacak. O zaman da kızın kim olduğunu öğrenecekler. | Open Subtitles | ذلك سينتشر في كافّة القنوات الإخباريّة، وعندئذٍ سيعلمون هويّتها. |
| Eğer diğer okullar Glee kulübünün şarkı listesini ve videolarını alırsa kısım yarışmasında bizi nasıl yenmeleri gerektiğini bilecekler. | Open Subtitles | اذا كانت اندية الغناء الاخرى حصلت على مجموعة القوائم والفيديو, سيعلمون بالضبط كيف يهزموننا بالمقاطعات |
| Bir kadına ya da herhangi birine zarar gelirse, bilecekler. | Open Subtitles | أن حدث أذى للنساء، لأيّ شخص، سيعلمون بذلك |
| İletim durursa, bir şey olduğunu bilirler. | Open Subtitles | سيعلمون بأن هنالك خطبٌ ما اذا توقفت عن البث. |
| Yeni yerimizi vardıkları an öğrenirler. | Open Subtitles | سيعلمون بموقعنا الجديد ما إن يصلوا إلى هنا. |
| Herkes senin ip hırsızı olduğunu bilecek! | Open Subtitles | وكل الاشخاص سيعلمون بأنك أحمق وقمت بسرقة السلسله |
| Sloan gibi kızlar benim gibi erkekleri reddedince ne olduğunu öğrenecek. | Open Subtitles | الفتيات أمثال سولان سيعلمون ماذا سيحدث عندما يتركون فتيان مثلي |
| Bu dava iğrenç, delillerim düzenli değil, yeteri kadar hazırlanmadım, insanlar ne yaptığımı bilmediğimi anlayacak, ve bunca yıIdır bir şarlatan olduğumu. | Open Subtitles | اعتقد ان القضيه سيئه وان تجهيزاتي غير مرتبه وانني غير جاهزه بعد وان الناس سيعلمون انني كنت الهو طوال هذه السنين |
| Yani artık kör olduğunu biliyorlar, er ya da geç öğreneceklerdi. | Open Subtitles | إذا, فقد علموا بأنك أعمى كانوا سيعلمون ذلك عاجلاً أو آجلاً |
| Eğer sana 175 alsaydım, kopya çektiğini anlarlardı. | Open Subtitles | إذاَ حصلت لك على 175 سيعلمون بأنّك غششت |
| Kaçtığını artık biliyorlardır. Fazla vaktimiz yok. | Open Subtitles | سيعلمون أنها قامت بالهرب ليس لدينا متسعٌ من الوقت |