| Bağımsız olarak çalışacak ve aynı zamanda AK'nin de bekçiliğini yapacak. | Open Subtitles | سيعمل بشكل منفرد. وسيقوم بمراقبة برنامج التحكم الرئيسي أيضاً |
| Bağımsız olarak çalışacak ve aynı zamanda AK'nin de bekçiliğini yapacak. | Open Subtitles | لا. سيعمل بشكل منفرد. وسيقوم بمراقبة برنامج التحكم الرئيسي أيضاً |
| Bülbül iyileşecek, doktorun yaptıkları işe yarayacak. | Open Subtitles | العندليب سوف يشفى, طبيب القصر سيعمل على علاجها |
| Size bu gece benimle olacak dostu tanıştırayım, Stu Nahan. | Open Subtitles | أريدكم ان تقابلو صديقى والذى سيعمل معى اليوم مستر هانسن |
| Ama ben de oldukça gerilmiştim. Çünkü bunu yapacak olan bendim. | TED | أما أنا فقد بدأت أتوتر، لأنني الشخص الذي سيعمل على الأمر. |
| Baranovich geceleyin silah sistemi üstünde çalışıyor olacak. | Open Subtitles | سيعمل بارانوفيتش على نظام السلاح خلال الليل |
| Potansiyel bir çözüm olan bir şey hakkında düşünürken ne kadar iyi işe yarar? | TED | و بينما نفكر في شيء من المحتمل أن يكون حلاً، كيف سيعمل هذا الحل؟ |
| Oğlumun sonunda bir süpermarkette çalışacağını mı söylüyorsun? | Open Subtitles | ابني سيعمل في مركز تسوق؟ لا، اقول أنه من المحتمل أن ينتهي به المطاف مُشرد |
| Sadece lobideki bölüm A'nın 1. asansörü çalışacak. Anlaşıldı mı? | Open Subtitles | مصعد واحد فقط فى القطاع الاول سيعمل عل تسمعنى |
| Artı, asgari ücretle çalışacak. | Open Subtitles | أضف إلى ذلك ، أنه . سيعمل على الحد الأدنى من الأجر |
| Enerji iletimi halen artıyor. Bak, eğer çalışacak olsaydı.... | Open Subtitles | الطاقة المرسلة مازالت تزداد أنظر إذا كان ذلك سيعمل |
| Bu, cinsel sorunlarınız her neyse onları çözmek için, bir çift olarak sizinle çalışacak lisanslı bir profesyonel. | Open Subtitles | إنه خبير مرخص سيعمل معكما على حل المشاكل الجنسية التي تواجهكما |
| - Hayır. Tamam, bu haftasonu kim çalışacak göreceğiz. | Open Subtitles | حسناً، سنرى من سيعمل بالعطلة الأسبوعية إذاً |
| Biraz endişelendim, ve bu işe yarayacak mı yaramayacak mı bilmem gerekiyor. | Open Subtitles | أنا قلقة قليلاً و أريد أن اعرف إذا كان هذا سيعمل أم لا |
| Sana aynı zamanda sakinleştirici veriyorum. Kısa süre içinde tekrar işe yarayacak. Bahse var mısın? | Open Subtitles | سأعطيك مهدئاً حالياً سيعمل ثانيةً قريباً |
| - Nasıl olacak? - Gates'in hiper zamanda adamı olacak. | Open Subtitles | كيف سيعمل هذا مره اخرى جايتس سيحصل حراس الهيبر تايم |
| Sizi, bir gün ithalat-ihracat yapacak olan oğlum Momo'yla tanıştırayım. | Open Subtitles | هذا إبني مومو الذي سيعمل يوم ما في التصدير والإستيراد |
| Hatta, Holmes, tüm gece çalışıyor olacak, o yüzden onun odasını alıyor olabilirsin. | Open Subtitles | حقا, ان هولمز سيعمل طول الليل لذا يمكنك ان تأخذى غرفته |
| Amerika'da işe yarar, Avusturalya'da işe yarar, Hindistan'da işe yarar. | TED | سيعمل في أمريكا. وسيعمل في إستراليا، وسيعمل في الهند. |
| Sprey Kate üzerinde işe yaramadı. Burada çalışacağını nerden biliyorsun? | Open Subtitles | لم يعمل على كيت , لماذا تظن أنع سيعمل هنا ؟ |
| Yalnızca, her yıl bir defa sonbaharın ilk gününde ödeme yaparsam çalışır. O böyle istiyor. | Open Subtitles | أنه سيعمل إذا دفعت مرّة فى السنة في اليوم الأول من الخريف. |
| Daha önce test etmediysen işe yarayacağını nereden biliyorsun? | Open Subtitles | انك لأول مره تلمس هذا الجهاز كيف تعرف انه سيعمل ؟ |
| Bu bebek saati göstermek dışında her şeyi yapar. | Open Subtitles | ذلك الصغير سيعمل كل شيء لكن أنت الذي توقته |
| Hangisinin en iyi çalıştığını görmek için YZ'nin değişik iterasyonlarını deniyordum. | Open Subtitles | كنت أجرب عدة نماذج من الذكاء الاصطناعي لأرى أيهم سيعمل أفضل |
| Kendinize bir sorun; İsa olsaydı, ne yapardı? | Open Subtitles | السيد، فقط يَسْألُ نفسك، ماذا سيعمل السيد المسيح؟ |
| Yetiştirme Merkezi'nde çalışmak için doğmuş biri varsa o da... | Open Subtitles | كلا، لا أظن أن هناك أيّ مِنّا سيعمل بمركز الرعاية |
| Evet, bak, bunun işe yarayacağından hâlâ emin değilim... | Open Subtitles | نعم, أنظر أنا مازلت لست متأكد اذا كان هذا الشيء سيعمل |
| Tamamdır. Bu plan harika işleyecek çünkü kıçım sağlamda. | Open Subtitles | الاَن، ذلك سيعمل جيداً جداً، لأن ورائي ظهر |