| Hak ettikleri kadar ceza yemezler ama rozetlerini kaybederler ve sokaklara bulaşmazlar. | Open Subtitles | لن تكون كمية الوقت التي يستحقونها لكن سيكون كافياً لجعلهم يخسرون شاراتهم ويخرجون من الشوارع |
| Burada NTAC ajanı olduklarını söyleyen ve etrafa rozetlerini gösteren bir sürü insan var. | Open Subtitles | هناك نوع من الأشخاص يظهروا شاراتهم في كل مكان يقولون أنهم عملاء الأمن القومي |
| Ve böyle bir pisliğin peşinden gitmemek beni çok zorluyor ama polisler bağımlıların toplantılarına rozetlerini karıştırdığı anda alkolikler buraya gelmeyi bırakır. | Open Subtitles | وإن كلّ جوانحي تتعذّب لعدم مطاردة حقير مثله. لكن اليوم الذي يبدأ فيه رجال الشرطة جلب شاراتهم لجلسات علاج إدمان الخمر هو اليوم الذي سيتوقّف فيه مدمني الخمر عن حضورها. |
| Bunlar da rozet numaralarıyla eşleşen L.A.P.D. polisleri... | Open Subtitles | هؤلاء 6 من شرطة لوس انجليس تتطابق شاراتهم مع الأرقام |
| Belki rozet numaralarını öğrenebilirim. | Open Subtitles | ربما أستطيع أن أحصل على أرقام شاراتهم |
| Bu federaller ağızlarında rozetleriyle bulunan ilk kişiler. | Open Subtitles | هؤلاء الفدراليون الأوائل الذين وجدت شاراتهم بأفواههم |
| LAPD dedektifleri rozetleriyle inanılmaz gurur duyarlar. | Open Subtitles | محققين شرطة لوس آنجلوس يفتخرون ب شاراتهم بشكل لا يصدق |
| Ve bu azınlık diğerlerini rütbelerini vermeye mi ikna etti? | Open Subtitles | وأقنع هؤلاء ضبّاط الصفّ الآخرين بتسليم شاراتهم ؟ |
| Katil rozetlerini almış. | Open Subtitles | القاتل أخذ شاراتهم |
| Belki rozet numaralarını öğrenebilirim. | Open Subtitles | ربما أستطيع أن أحصل على أرقام شاراتهم |
| Ve bu bir kaç teğmen sizin bölükteki diğer subayları rütbelerini sökmeye ikna etti öyle mi? | Open Subtitles | أكثرمنهللسريّة. وأقنع هؤلاء ضبّاط الصفّ الآخرين بتسليم شاراتهم ؟ |