| Bütün birimlerin dikkatine. yarı çıplak bir adam terminalde başıboş halde koşuyor. | Open Subtitles | نداء لجميع الوحدات، رجل شبه عاري يجري في المحطة |
| Evet, bu kırık camı açıklayabilir ama neden sırılsıklam, yarı çıplak koştuğunu söyleyebilir misin? | Open Subtitles | نعم هذا يبرر حاجب الريح المكسور لكن لماذا كان يركض شبه عاري ومبللاً؟ |
| Sonrasında duşlara gittim ve yarı çıplak bir adamla karşılaştım. | Open Subtitles | إذن , ذهبت للإستحمام فصادفتٌ رَجٌلاً شبه عاري وكأني أحتاج أي تذكير |
| Ayrıca meslektaşlarımızı yarı çıplak görme ihtimalimiz de yok. | Open Subtitles | بالاضافة لعدم وجود فرصة لرؤية احد الزملاء شبه عاري |
| Albayın zamanını uzun kuyruklu, yarı çıplak bir vahşi için harcamayacağım. | Open Subtitles | ...لن أهدر وقت العقيد ...بإرسال همجي شبه عاري أمامه مع حكاية طويلة |
| A trenindeki yarı çıplak adama dikkat edin. | Open Subtitles | ابحثوا عن رجل شبه عاري في القطار |
| Trende yarı çıplak bir adam gördünüz mü? | Open Subtitles | هل رأيت رجل شبه عاري في القطار؟ |
| Sakın bakma. yarı çıplak. | Open Subtitles | لا تنظري، فهو شبه عاري |
| Vlad, öte yandan, Vlad'i şehirde açlıktan ölmek üzere... yarı çıplak halde gezinirken bulduk. | Open Subtitles | وجدنا (فلاد) يتجول في المدينة شبه عاري |
| Tekrarlıyorum, yarı çıplak. | Open Subtitles | أكرر شبه عاري |