| Bana güvenin. Eğer başka biri yaptı diyorsa başka biri yapmıştır. | Open Subtitles | يمكن أنْ تثقي بي إنْ قالت أنّه شخصٌ آخر فهو كذلك |
| Bana güvenin. Eğer başka biri yaptı diyorsa başka biri yapmıştır. | Open Subtitles | يمكن أنْ تثقي بي إنْ قالت أنّه شخصٌ آخر فهو كذلك |
| Yani bir başkası daha ölmeden 18 saat gibi bir süremiz var. | Open Subtitles | هذا يعني أنّنا على بعد 18 ساعة قبل أن يصفى شخصٌ آخر |
| Biliyor musun beni gerçekten önemseyen başka birisi daha var. | Open Subtitles | أتعلمين؟ هناك شخصٌ آخر يهتم بشأني في الواقع |
| Onun yerine başka birini bulamaz mısın ? | Open Subtitles | أليس هنالك شخصٌ آخر يمكنكِ إحضاره ؟ |
| başka biri kibrit atar ve yanarsın. | Open Subtitles | ويأتي شخصٌ آخر يلقي عود الثقاب، ومن ثمّ تشتعل .. |
| Harika birisin ve senden çok hoşlanıyorum, ama başka biri var. | Open Subtitles | انت هذا الشاب الرائع انا فقط هنالك شخصٌ آخر. |
| Buraya gelmen, başka biri gibi davranman hoşuma gidiyor. | Open Subtitles | أحب قدومك الى هنا, والتصرّف وكأنك شخصٌ آخر |
| Eğer takımda başka biri enfekte olursa onu ne olursa olsun arkanda bırak. | Open Subtitles | إذا شخصٌ آخر من ،أعضاء الفريق أصيب بالعدوى تنصرفين بأي وسيلةٍ كانت. |
| İşin içinde başka biri daha var ve kim olduğunu bulamazsak onu tekrar denemekten nasıl alıkoyarız? | Open Subtitles | شخصٌ آخر متورّطٌ بالأمر. وما لم نعرف من هُم، فما الذي سيمنعهم من المُحاولة مُجدّدًا؟ |
| Belki de Ordu senden başkası tarafından yönetilmeyi istiyordur, | Open Subtitles | لربما كان من الأفضل أن يقود الجيش شخصٌ آخر. |
| Ya da belki başkası yapıyordur. Ama gerçekten içimden bir ses o çocuk diyor. | Open Subtitles | أو ربمـا شخصٌ آخر من يفعلهـا ، لكني أشعر بأنه هذا الصبي |
| Tüm pazarın ihtiyacını biz karşılamazsak elbet başkası karşılar. | Open Subtitles | , إن لم نلبَّ جميع احتياجات الأسواق شخصٌ آخر سيفعل |
| Zorlayıcı seçimler ve sorumluluk olmadan başka birisi bütün kararları sizin yerinize verse. | Open Subtitles | شخصٌ آخر يصنع جميع القرارات لكِ لا خيارات صارمة ولا مسئوليات |
| Zorlayıcı seçimler ve sorumluluk olmadan başka birisi bütün kararları sizin yerinize verse. | Open Subtitles | شخصٌ آخر يصنع جميع القرارات لكِ لا خيارات صارمة ولا مسئوليات |
| Ya kendini yaralayacak, ya da başka birini. | Open Subtitles | إمّا أن يؤذي نفسه، أو يؤذي شخصٌ آخر |
| Yani, belli ki yağlı siyah saçlı başka bir adamla gelmiş. | Open Subtitles | أعني ، من الواضح أنه دخل إلى المنزل ومعه شخصٌ آخر |
| Beni başkasıyla karıştırdın herhalde. | Open Subtitles | حسناً، لا بدّ أنّكَ خلطتِ بيني وبين شخصٌ آخر |
| Sağolun. Ama benim sorumluluğumda olan bir şeyi, başkasının üstlenmesine izin veremem. | Open Subtitles | شـكراً جـزيـلاً، و لكني لن أسمح بـأن يقوم شخصٌ آخر بتأدية الواجب المفروض عليّ |
| Evet ama başka birinin muhtemelen bir mezbahada öldürdüğü hayvandan. | Open Subtitles | أجل ؛ و شخصٌ آخر يقتله في بعض المسالخ البائسة |
| Nereye gitsem, birileri, yardımımı istiyordu. | Open Subtitles | ففى كل مرة أعود فيها ينادينى شخصٌ آخر لأنقذه |
| Bir suç işleyip suçu başkasına atmak mı istiyorsun? | Open Subtitles | و تريد ان تضع اللوم على شخصٌ آخر فهو المنشود |
| Hamam inşası için onurlandırmak istediğim bir kişi daha var. | Open Subtitles | هناك أيضاً شخصٌ آخر أطلب من الجميع أن يحترموه لبنائه الحمّات |
| Eğer adada başkaları da varsa gemideki insanları öldüren şeyleri yemiş olabilirler. | Open Subtitles | لقدْ هلعت إنْ كان هنالك شخصٌ آخر على الجزيرة فلربّما أكلوا الشيء ذاته الذي أكله الناس على ذلك القارب |
| Bir karar vermek için ayakta duruyor. Çünkü başka kimse veremeyecek. | Open Subtitles | -بل هي اتخاذ قرارات لا يجرؤ شخصٌ آخر على اتخاذها |