| Dedektiflerin elinde bot izleri.... ...saç telleri, evinde buldukları çamur parçaları var. | Open Subtitles | لدى المحققين أثار أقدام ألياف شعر، عينات من الطين وجدت في شقّتك |
| Bu görüntüler, birkaç ay önce senin evinde bulunan izleme cihazlarıyla çekilmiş. | Open Subtitles | هو أخذ بأجهزة المراقبة وجدت في شقّتك قبل بضع شهور. |
| Söylediğin tek kelimeye bile inanmıyorum. Bahse girerim Dairende fahişeler vardır. | Open Subtitles | لا أصدّق كلمة مما تقول ، ربما لديك عاهرة في شقّتك |
| evin az önce çıktığım yere çok benziyor. | Open Subtitles | شقّتك تشبه المكان الذي خرجت منه لتوّي، |
| Şu anda eski dairenizde devren kiracıyız ve bizim için bir günlüğüne orada yaşıyormuş gibi yapmanız gerekiyor. | Open Subtitles | إنّنا حاليًا نمكث في شقّتك القديمة، ونحتاج منك أن تتظاهر أنّك تعيش هنالك ليومٍ واحد. |
| dairen yanlız hissetmeme sebep oldu. | Open Subtitles | شقّتك توحى بالوحشة |
| Kurşunu duvardan çıkartmak için dairene gittiğimde apartmana su getiren kayıtsız bir minibüs gördüm. | Open Subtitles | عدت إلى شقّتك لسحب الدودة البزّاقة من الحائط. لكنّي لاحظت شاحنة غير مؤشّرة تسليم الماء الناعم. |
| Üstüne, daireni alabilmen için ipoteğini birlikte imzaladık. | Open Subtitles | ذلك مع التوقيع على رهنك العقاري حتى تتمكن من الحصول على شقّتك |
| Mücevher kutusu senindi, parmak izleri sana aitti. - evinde bıçak bulundu. | Open Subtitles | كان صندوق مجوهراتك، بصماتك، سكّينٌ في شقّتك. |
| evinde televizyon çalışmıyor mu? | Open Subtitles | هل التلفزيون الموجود في شقّتك لا يعمل؟ |
| Vincent senin evinde tutuklandı. İkinizin birlikte olduğu bir sır değil. | Open Subtitles | .تمّ اعتقال (فينسنت) في شقّتك إنّه ليس قفزة كبرى أن تكونا مع بعض |
| Bayan Reade'in avukatı onun evinde seks yaptığınız bir video kaydı da yolladı. | Open Subtitles | كما أرسل محامي الآنسة (ريد) شريط فيديو يظهر أنّك تمارس الجنس معها في شقّتك |
| Senin evinde | Open Subtitles | في شقّتك |
| Polisin Dairende ya da o küçük teknende ne bulabileceğini kim bilebilir ki? | Open Subtitles | من يدري ما قد تجده الشرطة في شقّتك أو في قاربك الصغير ذاك |
| İddiaya girerim iki katındı. - Dairende yabancı bir adam-- | Open Subtitles | أراهن بأنّ بنيته ضعف بنيتكِ كان غريباً في شقّتك |
| Güzel! Biliyor musun? Aynı zamanda biz Dairende kalacağız. | Open Subtitles | حسناً ولذلك الحين سنكون في شقّتك ، نتسلّى ونشرب ونتناول بعض البيتزا |
| Senin evin çok ufak ve alınma da epey dağınık, o yüzden... | Open Subtitles | شقّتك صغيرة جدًّا، وبدون إهانة، تعمّها الفوضى، لذا... |
| Kusurumuza bakma ama evin gözetleniyordu. | Open Subtitles | -آسف لذلك، ولكن شقّتك خاضعة للمراقبة |
| Ajan Scully, dairenizde bir adam vuruldu. | Open Subtitles | الوكيل سكولي، رجل كان الطلقة في شقّتك. |
| Isı sensörleri dairenizde bir elektirik arızası olduğunu gösteriyor. | Open Subtitles | {\pos(190,220)\cH0000FF\3cHFFFFFF}مشعرات الحرارة تشيرُ إلى قصورٍ كهربائيّ في شقّتك. |
| Senin dairen mi, benimki mi? | Open Subtitles | إذاً شقّتك أو شقّتي؟ |
| Will, senin dairen tamamıyla aynı. | Open Subtitles | ويل)، إن شقّتك لا تزال كما هي تماماً) |
| Bence dairene geri dönmelisin. Bulmana yardım ederim. | Open Subtitles | جينا، أعتقد أنك يجب أن تعودي إلى شقّتك أنا سأساعدك على العثور عليها |
| Sakın söyleme, daireni yaktı. | Open Subtitles | دعني أحزر... لقد أحرقت شقّتك عن بكرة أبيها |