| İlişkiniz hakkında imzalı ifadeniz var. | Open Subtitles | لدينا شهادتكِ الموقعة عن علاقتكِ بالمتهم |
| İlişkiniz konusunda endişeli olmanı anlıyorum, ama bence buna gerek yok. | Open Subtitles | حسناً,اذا كنتِ قلقة على علاقتكِ هذا شيء آخر لكني لا أعتقد أنكِ تتخذين القرار الصائب بهذا |
| Luci ile olan ilişkin hayatındaki başka insanlarla olan anılarını canlandırıyor mu? | Open Subtitles | هل علاقتكِ مع لوسي إحضار الذكريات من أي شخص آخر في حياتك؟ |
| Bizimkini de bir sonraki ilişkini mahvetmek için kullanırsın. | Open Subtitles | لذا ربما تتشبثين بهذا لمزيد من الوقت لتدمري علاقتكِ القادمة |
| Bayan Gold, Diane Lockhart ile ilişkinizi anlatır mısınız? | Open Subtitles | اذن. آنسة غولد ماهي علاقتكِ بـ دايان لوكهارت؟ |
| Gerçek şu ki eğer insanlar doğruyu söylerse ilişkilerin ortalama süresi iki dakika olur. | Open Subtitles | الحقيقة هي أن علاقتكِ العادية لن تدوم أكثر من دقيقتين لو أن الناس قالوا الحقيقة |
| Sen eski ilişkinin seni biraz hırpaladığını söyledin. | Open Subtitles | لقد قلتِ أن علاقتكِ السابقة خربت شيئا ما فيكِ قليلا |
| Resmen annemle aranızda, benimkiyle olandan daha hasarsız bir ilişkiniz var. | Open Subtitles | بات رسميّاً أنّ علاقتكِ بوالدتي أقلّ تدهوراً مِنْ علاقتي بها |
| Haklıydın ilişkimizi düzeltmek uğruna 850 00:33:36,257 -- 00:33:38,474 onu işe aldım, fakat korumak istediğim sizin ilişkiniz. | Open Subtitles | لقد كنتِ على حق عندما قلتِ أنني أردتكِ أن تعينيها لمصلحة علاقة، ولكنها علاقتكِ معها |
| Oyununun nasıl da ilişkin hakkında bir metafor olduğuna dair filan... | Open Subtitles | حيال أنَّ مسرحيتكِ مستوحاةً نوعاً ما من علاقتكِ السابقة وما خلافه |
| Kocanla olan ilişkin hakkında kötü konuşmak istemem ama bu sabah geldiğinde bana neler olduğunu anlattığını söylemek istiyorum. | Open Subtitles | لا أريدُ بأن أسببَ طعنًا بين علاقتكِ معَ زوجكِ لكن أودُ بأن أوضحَ لكِ أن عندما أتيت بهذا الصباح، |
| McVeigh ile olan ilişkin ne olursa olsun, ...kabul edilene kadar bunu bekletmeni tavsiye ederim. | Open Subtitles | مهما كانت علاقتكِ مع ماكفي أنصحكِ أن تبعدي عنه قليلاً حتى موعد تنصيبكِ |
| Buraya ilk geldiğinde, sana babanla olan ilişkini sormaya çalıştığımda beni susturuyordun. | Open Subtitles | أول ما عدتِ للعلاج حاولتُ سؤالكِ عن علاقتكِ بأبيكِ |
| Sana her istediğini verirsem parayla olan ilişkini çarpıtacak. | Open Subtitles | إذا أعطيتكِ كلّ ما تريدين فسوف تفسد علاقتكِ مع المال |
| Merhum ile olan ilişkinizi nasıl anlatırsınız? | Open Subtitles | .... كيف تصفين علاقتكِ بالفقيد ؟ |
| Bu şehirdeki bütün önemli Cumhuriyetçilerle olan ilişkilerin mi? | Open Subtitles | علاقتكِ مع كل الجمهوريين المهمين في المدينة؟ |
| Artık Tea'yla aran iyi. | Open Subtitles | منذ فترة، تحسنت علاقتكِ بـ (تـِيا) كثيراً. |
| Tıpkı evli profesörünle yaşadığın ilişkiyi söylememen gibi. | Open Subtitles | كما لم تخبريني عن علاقتكِ بالبروفيسور المتزوج |
| FBI ajanıyla olan ilişkine devam edeceksin. | Open Subtitles | ستُكملين علاقتكِ مع عميل المباحث الفيدرالية |
| Bazen evde tek başımayken, ilişkinizin ne kadar güçlü olduğunu ölçen anketlerden yapıyorum. | Open Subtitles | أحياناً حين أكون في البيت أقوم بملئ تلك الاستطلاعات حيث تؤشرين بعلامة لمعرفة مدى قوة علاقتكِ العاطفية |
| Anne babanla olan ilişkinden bahsedebilir misin bana? | Open Subtitles | هل بوسعكِ إخباري عن علاقتكِ بوالديكِ؟ |
| Afedersin ama senin bu konuyla ne alakan var? | Open Subtitles | أنا آسفة ، ما هي علاقتكِ بذلك؟ |
| Bu olayla bağlantın ne? | Open Subtitles | ما علاقتكِ بهذا؟ |
| Benden ayrılıyor musun? | Open Subtitles | هل أنت على وشك قطع علاقتكِ بي؟ |