| Bana indirim yapıyorlar. Benim alanımla ilgili çok kitapları var. | Open Subtitles | أحصل على تخفيض وهناك قسم كامل من الكتب في مجالي |
| Bana indirim yapıyorlar. Benim alanımla ilgili çok kitapları var. | Open Subtitles | أحصل على تخفيض وهناك قسم كامل من الكتب في مجالي |
| Evet, ama fazla olmasın. İndirim iste. | Open Subtitles | نعم ، ليس كثيراً جداً ، تعرف ، حاول ان تحصل على تخفيض |
| Sana indirim de yaparım. | Open Subtitles | يمكنكِ أن تحصلين على تخفيض سأفكر في الموضوع |
| Çalışanlara verilen % 10'luk indirimi on kere arka arkaya alıyormuşum gibi düşün. | Open Subtitles | فالتفكرى فيها و كأننى قد حصلت على تخفيض %بنسبة 100% بدلا من 10 |
| - Çünkü matbaada indirim yapıyorlar. | Open Subtitles | لان من يقوم بصنعها مبكرا مثلنا يحصل على تخفيض كبير من صاحب المطبعة |
| Sanırım her şeye indirim yapabilir. | Open Subtitles | أظنها تستطيع الحصول على تخفيض على كلّ شيء |
| Belki onun erkek arkadaşı olarak tedavilerde bir indirim alabileceğim gibi. | Open Subtitles | مثلا، ربما بما أنني صديقها يمكنني أن أحصل على تخفيض على العلاج |
| İndirim de yapar. Göz altı, göz üstü. Nereni istersen. | Open Subtitles | يمكننا الحصول على تخفيض , الجفن العلوي أو الجفن السفلي أي شيء تريدين |
| Bir de ruhsat için baş vurdum böylece tedarikçilerden indirim alabiliriz. | Open Subtitles | وملئت طلب ترخيص من مجلس المدينة حتى نحصل على تخفيض .. من المورّدين |
| %50 indirim yüzünden biriyle kapışmadığın belli. | Open Subtitles | انت لم يسبق لك ان تصارعت مع احداهن على تخفيض بنسبة 70 في المئة |
| Yani, bunun için cezai indirim alabilir miyim? Aklımda hâlâ annem var işte. | Open Subtitles | حتى أحصل على تخفيض للحكم وأتمكن من رعاية أمي بقية عمري |
| İndirim istiyorum. Kimliğini görelim. | Open Subtitles | ــ أريد الحصول على تخفيض بطاقة الطالب ــ يجب أن أرىّ بطاقتكِ |
| Sevdiğini ziyaret ederken öldüğünde, indirim almalısın. | Open Subtitles | يجب أن تحصل على تخفيض إذا متُ وتزور محبوبك. |
| Çernobilin yakınında büyümüşler, bu yüzden indirim aldım. | Open Subtitles | لقد ترعرعن بالقرب من تشيرنوبيل لذلك حصلت على تخفيض |
| Size büyük ihtimalle indirim yapabilirler. | Open Subtitles | لدي صلات ببعض الشركات الدوائية التي استطيع أن احصل لك منها على تخفيض |
| Bir kişilik para verirsek bana ikincisi ve diğerleri için indirim yapar mısınız? | Open Subtitles | حسناً، إذا استحممنا، هل سأحصل على تخفيض لكوني الثاني وما إلى ذلك. |
| İki haftalık temizlik için sağlam bir indirim almam gerek. | Open Subtitles | علي الحصول على تخفيض كامل ، مرخص لمدة أسبوعين |
| Bazı insanlar %100 oranında indirimler aldılar. ve bazı insanlar %20 oranında indirim aldı ve bazıları ise %50 oranında aldı vs... | TED | والبعض حصل على تخفيض 100 في المئة، والبعض حصل على تخفيض بنسبة 20 في المئة، والبعض حصل على تخفيض بنسبة 50 في المئة، وهكذا. |
| "Otuzbirde aile ve dost indirimi!" | Open Subtitles | الأصدقاء والعائلة يحصلون على تخفيض على المداعبة |
| Bu kariyer değiştiren bir şey. Karşılıklı fayda için ücret indirimi konuşalım o halde. | Open Subtitles | هذه فرصة العمر بالنسبة لي, حسناً سوف نتفاوض على تخفيض |