| En azından David için kal. | Open Subtitles | حسنا، إذا كان لا يوجد ما يستحق فابق من أجل دافيد |
| Oyununu terk edersen güvende kal, tetikte ol ve ne yaparsan yap ama ölme. | Open Subtitles | إن تركت لعبتك، فابق آمنًا ومتيقظًا ومهما كان ما تفعله، لا تمت |
| Biz bu meselenin icabına bakarken sen arabada kal. | Open Subtitles | لذا حين نخرج لحسم تلك المعمعة، فابق في الشاحنة |
| Ama öldüysen de ölü olarak kal. | Open Subtitles | ومن الناحية الأخرى، إن كنت ميتًا، فابق ميتًا كما أنت. |
| Olduğun yerde güvende hissediyorsan orada kal. | Open Subtitles | حسناً، إن كنت تشعر بالأمان حيث أنت، فابق هناك |
| Eğer gerçekten yardım etmek istiyorsan, ...burda Matt'le kal ve polisle birlikte çalış. | Open Subtitles | وإن أردت حقًّا تقديم المساعدة، فابق مع (مات) وعاون الشرطة. |
| Öyle de kal. | Open Subtitles | فابق خارجه |