| Kalp yetmezliğin kardiyak blastomikoz denen bir mantar enfeksiyonundan kaynaklanıyor. | Open Subtitles | قصورُ قلبكَ سببه إصابةٌ فطريّة تدعى الفطار البرعمي |
| Yani mantar değil. Pnömokoksik pnömoni. | Open Subtitles | ما يعني أنّها ليست عدوى فطريّة إنّه إلتهاب رئويّ بالمتكيّسة الجؤجؤيّة |
| Beyin tomografisinde mantar topçukları görürdük. | Open Subtitles | كنّا لنرى تجمعات فطريّة في المسح الطبقيّ للرأس |
| Yalan söylemek için doğuştan yeteneğin var ama altından kalkmak için yeterli zekaya sahip değilsin. | Open Subtitles | لديكِ موهبة فطريّة في الكذب لكن ليس ما يكفي من الذكاء لإدراك الأمر |
| Dostum, sen doğuştan yeteneklisin. | Open Subtitles | انت لديك موهبة فطريّة يا رجل |
| Ancak mantar kökenli olmalı. | Open Subtitles | ما زال التهاب الشغاف مناسباً لا بدّ أنّ السبب عدوى فطريّة |
| İşini göz önünde bulundurursak, cilt ve göz tutulumu daha çok sistemik mantar enfeksiyonu düşündürüyor. | Open Subtitles | بحسب عمله ووجود أعراض العين والجلد تبدو أنها عدوى فطريّة |
| Bir mantar enfeksiyonu olabilir. Cidden, kimden gelmiş? | Open Subtitles | قد تكون إصابة فطريّة حقاً، ممن هذه؟ |
| Hastalık çoktan geçmiş olurdu. Ayrıca mantar enfeksiyonuna sebep olmadıysa. | Open Subtitles | إلا لو عرّضها أيضاً لإصابةٍ فطريّة |
| Tucker kanser değil. Akciğerlerinde mantar topu da yok. | Open Subtitles | تاكر) ليس لديه سرطان) - وليس لديه كتلة فطريّة برئتيه كذلك - |
| Çünkü bu mantar enfeksiyonu değil. | Open Subtitles | لأنّ هذه ليست عدوى فطريّة |
| mantar enfeksiyonu. | Open Subtitles | عدوى فطريّة |
| mantar olabilir. | Open Subtitles | قد تكون فطريّة |