Ben de nereye gittiğimi görebilmek için camı açtım ve hava akımı tüm harita ve kağıtları açık camdan dışarı uçurdu. | Open Subtitles | ففتحت النافذة قليلاً لمعرفة ما يجري وقوة السحب امتصت كل الخرائط والورق وكل شيء خارجاً من النافذة |
- Aslında, dün gece o kadar uykusuzdum ki, yanlışıkla nakliyet veri tabanını açtım, ve birinin siparişi iptal ettiğini gördüm. | Open Subtitles | الليلة الماضية، كنت نعسان ففتحت قاعدة البيانات عن غير قصد ورأيت أن أحدهم قام بإلغاء الطلب |
Hepsi nefret içerikli ancak bu sabah merak ettim ve bir tanesini açtım. | Open Subtitles | إنّه البريد الذي تكرهه، لكن هذا الصباح، شعرت بحب استطلاع، ففتحت واحدة، |
Uçuşun yaklaşık dörtte üçlük kısmında başka bir risk almaya karar verdim, laptopumu açtım ve sınıfımda yaptığım bir şey için oluşturduğum kitap taslağımı onunla paylaştım. | TED | وبمرور ثلاثة أرباع الرحلة، قررت أن أُخاطر مرةً أخرى، ففتحت حاسوبي المحمول وعرضت عليه كتابًا جمعته من أشياءٍ كنت قد قُمتُ بها في فصلي. |
Kapıyı çaldılar ve ben açtım. | Open Subtitles | لقد قاموا بطرق الباب ففتحت لهم |
Olta kutumu açtım. | Open Subtitles | ففتحت صندوق الذباب. |
Kapıyı açtım ve karşımda bir Yahudi çift duruyordu. | Open Subtitles | "هـيـرثـا بـيـسـا" (ربة منزل من قاطنى مدينة (برلين دق جرس الباب، ففتحت لأجد... أمامى زوجين يهوديين من جيراننا |