| sadece daha aptal oldukları için onların yerine benim düşünmem gerekiyor. | Open Subtitles | فقط أنهم أكثر غباءاً منى لذا وجب على التفكير بدلاً منهم |
| Neler konuştuklarını bilmiyorum. sadece görüştüklerini biliyorum. | Open Subtitles | لا أعلم ماذا قالوا ، أعلم فقط أنهم إلتقوا |
| sadece bize bakmadıklarından emin olmaya çalışıyordum. | Open Subtitles | لا ، كنت أتأكد فقط أنهم لم يكونوا يحدقون بنا |
| sadece bizi görmek istediklerini söylediler. CIA gibiler. | Open Subtitles | فقط أنهم يودون مقابلتنا كأنهم المخابرات المركزية |
| sadece, sırlarımızı düşmanlarımıza satmaya çalıştıklarını düşünüyoruz. | Open Subtitles | يمكننا التكهن فقط أنهم ربما يحاولن بيع أسرارنا لأعدائنا |
| Hiç. sadece mektubunun bir kısmını karalamışlar. Umarım iyidir. | Open Subtitles | لا شيء, فقط أنهم حجبوا شيئاً مما كتبه, آمل أنه بخير. |
| Bilmiyorum. E-mail'de sadece kapatıldığı yazıyor. | Open Subtitles | لا أعلم.البريد الإلكتروني يقول فقط أنهم سيقومون بإغلاقها |
| Seni yeni Knick'te tutarlar diyorum sadece. | Open Subtitles | أنا أقول فقط أنهم لديهم سبب لإبقائك في أعلى المدينة |
| Birçok konuda yanlışları var sadece. | Open Subtitles | الأمر فقط أنهم مخطئين حيال الكثير من الأمور |
| Birçok konuda yanlışları var sadece. | Open Subtitles | الأمر فقط أنهم مخطئين حيال الكثير من الأمور |
| Hayır, sadece içerde oturuyorum. Pek umursamıyorlar. | Open Subtitles | لا، أنا أحضر فقط أنهم لا يمانعون هذا |
| sadece... bedel almaya başlıyorlar. | Open Subtitles | إنه فقط أنهم يبدأون في عد الخسائر |
| O sadece seks yaptıklarını ispatlıyor. | Open Subtitles | هذا يثبت فقط أنهم قاموا بالجنس |
| Nasıl hakarete uğradıklarını düşün sadece siyah oldukları için, "medeni" olanların aşağılamalarını. | Open Subtitles | فكّر بشأن كم كانوا مذلولون ومحطوط من قدرهم. بسبب فقط أنهم سود. هؤلاء الناس "المتحضّرين". |
| - sadece iki kutu gazoz. - Onlar benim gazozum. | Open Subtitles | لم يكنوا الا كأسين صودا فقط أنهم لي |
| sadece kaliteli mal aldıklarını bilmek istiyorlar. | Open Subtitles | يريدون معرفة فقط أنهم يحصلون على الجودة |
| Diyelim sadece 64 kare kökünden azı. | Open Subtitles | لنقل فقط أنهم أقل من الجذر التربيعي ل64 |
| Buluştuklarının sadece "kaadir-i mutlak varlık" olduğunu söylerler. | Open Subtitles | يقولون فقط أنهم قابلوا وجوداً قديراً |
| sadece seni korumaya çalışıyor demektir. | Open Subtitles | قد يعني فقط أنهم يحاولون حمايتكِ. |
| Onlarla başka bir gece tanışmıştım. sadece parti olduğunu söylerim. | Open Subtitles | دعينا نقول فقط أنهم يعرفون كيف يحتفلون |