| Daha sakin bir hayatın olsaydı bu kadar ölçüsüz olmazdın. | Open Subtitles | لو كان لديك حياة أكثر أمناً فلن تكون مبالغ جدا. |
| Eğer doğru olanı yapmış olsaydım, bugün burada olmazdın bile. | Open Subtitles | إن قمت بالأمر الصائب ذلك اليوم فلن تكون هنا حتى |
| Ne kadar denersen dene, kahraman olamayacaksın ve kızı da kapamayacaksın. | Open Subtitles | مهما بذلت من جهد, فلن تكون البطل أبداً و لن تنال الفتاه في حياتك |
| Eğer sana söyleseydim, sürpriz olmazdı, değil mi? | Open Subtitles | إن أخبرتكِ، فلن تكون مفاجأة، الآن هل هي مفاجأة؟ |
| Onu teselli edecek tek kişi sen olmayacaksın. Bütün sevgilileri içeride. | Open Subtitles | فلن تكون أنت الوحيد القادر على إرضائها , فكل عشاقها بالداخل |
| Sadece okula git. Yalnızca dört saat geç kalmış olacaksın. | Open Subtitles | لا أحد، ما عليك إلا أن تذهب إلى المدرسة إذا أسرعت فلن تكون متأخراً إلا أربع ساعات |
| Yasanın gözü insanın gözleridir... sizin ve benim gözlerimiz ve biz birbirimizi eşit görmediğimiz sürece... adalet asla tarafsız olmayacaktır. | Open Subtitles | عيون القانون هي عيون إنسانية عيني وعيونكم، وحتى يمكننا رؤيتنا جميعا كسواسية فلن تكون العدالة شيئا عادلا |
| Yerinizi sürekli takip edebileceğiz. Yalnız olmayacaksınız. | Open Subtitles | سنتمكن من معرفة موقعك بالضبط طوال الوقت، فلن تكون وحيداً |
| Bence alâkası olmasaydı burada olmazdın. | Open Subtitles | أعتقد أنّه إذا لم يكن حول القتال فلن تكون هنا |
| Sabahın 3'ü Foreman seni evinden çağırmış olsaydı kıyafetlerin ütülü saçların yapılı ve makyajlı olmazdın. | Open Subtitles | انها 3 صباحا ان كان فورمان استدعاك من منزلك فلن تكون ملابسك مكوية |
| Çünkü eğer ikisi birlikte iş yapsaydılar, sen yarı ortak olmazdın. | Open Subtitles | لأنهما لو أصبحا شريكين في العمل فلن تكون أنت شريكا |
| O kızım olmadığı için şanslısın, yoksa burada olmazdın. | Open Subtitles | أنت محظوظ أنها ليست ابنتي والاّ فلن تكون هنا |
| Tanrı'ya inanmasaydın, burada olmazdın. | Open Subtitles | إن لم تكن تؤمن بالرب , فلن تكون هنا |
| Departmanını seviyorsun. Ayrıldığın takdirde eski sen olamayacaksın. | Open Subtitles | فأنتَ تحبّه، وإن رحلتَ فلن تكون على طبيعتكَ |
| Sınavlara çalışmaya zahmet etme, canım. Asla onlardan biri olamayacaksın. | Open Subtitles | لا تتعب نفسك بدراسة العظماء يا عزيزي فلن تكون واحداً منهم أبداً |
| Ne yaparsan yap bir daha asla bizden biri olamayacaksın. | Open Subtitles | ومهما فعلت، فلن تكون واحداً منا أبداً، إطلاقاً |
| Eğer kanıtımız olsaydı, araştırmacı gazetecilik diye birşey olmazdı değil mi? | Open Subtitles | حسناً، إذا كان لدينا إثبات، فلن تكون هناك حاجة لأي لتحقيق، أليس كذلك ؟ |
| Çünkü olsaydı kimse popüler olmazdı. | Open Subtitles | لأنهم لو فعلوا ذلك ، فلن تكون هنا قيمة للشهرة |
| Eğer kampanyamı baltalamak istiyorsan, sen ilk olmayacaksın. En azından orijinal olsun. | Open Subtitles | إذا تريد صناعة القصص لمحاولة شل حملتي، فلن تكون الأول، كن واضحاً |
| Oradaki perişanlığı gördükten sonra bir daha asla eskisi gibi olmayacaksın. | Open Subtitles | بعد أن ترى الخراب هناك فلن تكون نفس الشيء |
| Sadece okula git. Yalnızca dört saat geç kalmış olacaksın. | Open Subtitles | لا أحد، ما عليك إلا أن تذهب إلى المدرسة إذا أسرعت فلن تكون متأخراً إلا أربع ساعات |
| Şu an bu görevin planlanmasında başlangıç aşamasındayız, ama herşey plana göre giderse, çok fazla tehlikeli olmayacaktır. | Open Subtitles | مازلنا فى المراحل المبكرة من التخطيط لهذه المهمة لكن اذا سار كل شىء طبقاً للخطة فلن تكون مهمة خطيرة |
| Bunu öğrendikten sonra, bir daha asla aynı olmayacaksınız. | Open Subtitles | وعندما تتعلم هذا، فلن تكون نفس الشخص مُجدداً |