"فوات الأوان" - Translation from Arabic to Turkish

    • çok geç
        
    • geç olmadan
        
    • geç olana
        
    • çok geçti
        
    • işten geçene
        
    Küçük çocuğun çok çabuk doğması için dua edelim ya da çok geç. Open Subtitles دعنا نصلي لكي يولد الطفل في وقت مبكر . أو بعد فوات الأوان.
    Tılsım neredeyse kontrolden çıktı. çok geç olmadan onu karanlığa gömmeliyiz. Open Subtitles التميمة خارج السيطرة علينا أن ندفنها في الظلام قبل فوات الأوان
    çok geç olmadan, o tahtayı almalı ve buradan uzağa göndermeliyiz. Open Subtitles علينا أن نأخذ اللوح و نبعده من هنا قبل فوات الأوان
    Bu güne kadar. Keşke çok geç olmadan konuşmuş olsaydım. Open Subtitles حتى هذا اليوم أتمنى لو أني تحدثت قبل فوات الأوان
    Bu işte iyi olduğumu çok geç olunca fark ettim. Open Subtitles لم أعرف أنّني جيّدة في هذا إلّا بعد فوات الأوان.
    Ve çok geç oluncaya kadar kimse bunun farkına varmaz. Open Subtitles ولا أحد سيلاحظ أي شيء إلا بعد فوات الأوان بكثير
    çok geç kalmadan geriye kalan bütün ölümsüzleri kurtarmaya çalışıyorum. Open Subtitles أنا أحاول إنقاد من تبقى من الخالدين قبل فوات الأوان
    Çıkmayacak. İşte bu yüzden çok geç olmadan döngüyü durdurmam lazım. Open Subtitles رقم هذا هو السبب الذي لدي لوقف دورة قبل فوات الأوان.
    Nereye gidiyorsan, yönünü değiştirmeni öneririm, çok geç olmadan yani. Open Subtitles أينما أردت الذهاب، أقترح عليَك بتغيير إتجاهُك. قبل فوات الأوان.
    Çok fazla sayıda ebeveyn çocuklarının eziyet ve utancından çok geç haberdar oluyorlar. TED الكثير منهم علموا بمعاناة أبنائهم و ما يتعرضون له من إذلال بعد فوات الأوان.
    Haklısın. çok geç olmadan vazgeç. Düşündüklerini söyle O'na. Open Subtitles أنت محق ، توقف عن ذلك قبل فوات الأوان أخبرها عما يجول فى خاطرك
    Yürümeyecekti. Doğru kararların hep çok geç verildiğini söylediğini hatırlıyorum. Open Subtitles إنني أتذكر ما قلته ، إن القرارات الجيدة تأتي بعد فوات الأوان
    çok geç olmadan önce yazacak gücü kendimde bulmalıyım ve belki yazdıkça, bize olanlarının asıl nedeninin, birbirimizi anlayamayışımızdan kaynaklandığını görebilirim. Open Subtitles يجب أن أجد القوة لأكتب الآن قبل فوات الأوان و بينما أكتب ، ربما سيتضح أن ما قد حدث لنا كان له سبب أبعد من سوء فهمنا
    çok geç olmadan tedavi olmalı! Open Subtitles يجب أن يذهب إلى مكان للعلاج قبل فوات الأوان
    Artık çok geç. Hepsi ayakta, bekliyor. Open Subtitles الآن وبعد فوات الأوان هم جميعاً واقفون على أرجلهم، ينتظرون
    Senin gibiler hep kusurlarını anlarlar ama ancak çok geç olduğunda. Open Subtitles أمثالك من الرجال دائما يشعرون بالأسف... ولكن دائما بعد فوات الأوان
    Gelip olanları gördüğümde ise, durdurmak için çok geç kalmıştım. Open Subtitles عندما رأيت ما كان يحدث ، أنا بعد فوات الأوان لوقفه.
    Dave, çok geç olmadan bunu yapmamız lazım. Bütün kasabayı maskara ediyor. Open Subtitles ديف ، يجب أن نفعل هذا قبل فوات الأوان إنه يسخر من البلدة بأكلها
    Bir zamanlar insanlardı, bu yüzden geç olana kadar vampir olduklarını anlamazsın. Open Subtitles لذا لن تعرف أنه مصاص دماء قبل فوات الأوان كلهم ملكك , يا عزيزي
    Üç Ana'nın, bu üç mekandan ıstırap, gözyaşı ve korkutucu karanlık ile dünyaya hükmettiğinin farkına vardığımda artık çok geçti. Open Subtitles ولكني اكتشفت بعد فوات الأوان أنه من هذه الأماكن ستتحكم الثلاثة أمهات في عالم الألم والدموع والظلام
    Çoğu aile, iş işten geçene dek sorunları olduğunu anlamaz. Open Subtitles الكثير من العائلات تكتشف انها نعاني من المشاكل ولكن بعد فوات الأوان

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more