| Ve herkes bana acıyan gözlerle bakıyordu, ama ben Ne düşüneceğimi bilmiyordum, sonuçta çalmaya devam ettim, çaldım, çaldım, kesinlikle ne yaptığımı bilmiyordum. | Open Subtitles | ولقد ظن الجميع أننى هذا الفتى بيتى ولكننى لم أكن أعرف فيم أفكر لذا فقد واصلت العزف ولم أكن أعرف ما أفعل |
| Ben daha düşünmeden Ne düşüneceğimi biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعرف فيم أفكر حتى قبل أن أفكر فيه |
| Gerçekten Ne düşüneceğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | في الواقع أنا لا أعرف فيم أفكر |
| Ne düşünüyorum bil bakalım. | Open Subtitles | هل تعرف فيم أفكر ؟ |
| Ne düşünüyorum bil bakalım. | Open Subtitles | هل تعرف فيم أفكر ؟ |
| Ne düşünüyorum biliyor musunuz? | Open Subtitles | أتعلمون فيم أفكر ؟ |
| Ne düşüneceğimi bilemiyorum. | Open Subtitles | لا أعرف فيم أفكر. |
| Ne düşüneceğimi bilemedim... | Open Subtitles | لقد رأيتهم ولا أعرف فيم أفكر |
| Ne düşüneceğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعرف فيم أفكر |
| Ne düşüneceğimi bilemiyorum. | Open Subtitles | جيد، لا أعرف فيم أفكر |
| Açıkçası, Ne düşüneceğimi bile bilmiyorum. | Open Subtitles | -في الحقيقة، لا أعرف فيم أفكر |
| Ne düşüneceğimi bilmiyorum, Betty. | Open Subtitles | (لا أعرف فيم أفكر يا (بيتي |
| Şu anda Ne düşünüyorum? | Open Subtitles | حسنُ، فيم أفكر الآن؟ |