| Evet daha iyi. Orijinal fotoğraflarınızı bulmak için biraz zorlanıyor. | Open Subtitles | إنها كذلك، فقط واجهت مشكلة في إيجاد صورة أصلية لك. |
| Evet daha iyi. Orijinal fotoğraflarınızı bulmak için biraz zorlanıyor. | Open Subtitles | إنها كذلك، فقط واجهت مشكلة .في إيجاد صورة أصلية لك |
| Bu eylemi gerçekleştirmek için birilerini bulma konusunda sıkıntıları yok. | Open Subtitles | ولكن لم يواجهوا صعوبة في إيجاد شخص آخر لتنفيذ الأمر. |
| Acaba bu bebeği kızım için bulmama yardımcı olur musunuz? | Open Subtitles | أتسائل إذا كان بإمكانكِ مساعدتي في إيجاد هذه الدمية لإبنتي |
| Anladım da bunun Kupa'yı bulmam için ne yardımı olacak? | Open Subtitles | أنا أفهم، ولكن كيف لهذا أن يساعدني في إيجاد الكاس |
| Babanı bulmamıza yardım edecek. | Open Subtitles | هو قائد المقاومة سوف يساعدنا في إيجاد أبيك |
| Bunlardan sorumlu adamı bulabildiniz mi? | Open Subtitles | هل صادفتم أي حظ في إيجاد الرجل المسؤل عن هذا ؟ |
| Sadece dua et bulmana yardım edebileyim. | Open Subtitles | فقط أتمنى أن أستطيع مسـاعدتك في إيجاد سبيل |
| Fazla vaktim yok ve o videoyu bulmak için yardımını isteyecektim. | Open Subtitles | ليس لديّ وقت، لذا أردتك أن تساعدني في إيجاد ذلك الفيديو. |
| Bu gücü, Kara Kazan'ı bulmak için kullanmasına engel olmalıyız. | Open Subtitles | لابد أن نتأكد أنه لن يستخدم هذا في إيجاد العظيم الأسود |
| Genç bayan sürekli geliyor, ensesinde barkot olan bu çocukları bulmak için soruyorum. | Open Subtitles | إلى أن أتت هذه الفتاة الشابة التي طلبت منه مساعدتها في إيجاد مجموعة من الأطفال يحملون شرائح مشفرة على أعناقهم |
| Şirketi yönetecek birini bulma konusunda da iyi şanslar. | Open Subtitles | و حظ موفق في إيجاد شخص آخر لإدارة الأعمال |
| Bence Angie'nin demek istediği kafalarda soru işareti kalmaması açısından kaybolan insanları bulma konusunda şu ana kadarki tecrübemiz onları kayboluşlarının... | Open Subtitles | فقط لأجل التوضيح بشأن هذه النقطة خبرتنا في المقام الأول في إيجاد الأشخاص المفقودين من تاه من ذويه |
| İnsanlığı kurtarmana yardım ettim, sende bana Zack ve diğerlerini bulmama yardım et. Ben bana düşeni yaptım. | Open Subtitles | أنا أساعدك في إنقاذ الحضارة ، وأنت تساعدني في إيجاد زاك والآخرين ، ولقد نفذت جزئي من الإتفاق |
| Belki bu listedeki diğer isimleri bulmama yardımcı olabilirsin. | Open Subtitles | وربما يمكنك مساعدتي في إيجاد باقي الأسماء التي في القائمة. |
| Anlayış değil, oğlumu bulmam için yardım istiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريد عطفك أريدك أن تساعدني في إيجاد إبني |
| Yani pul koleksiyonum güvende. Bunun geçidi bulmamıza ne gibi bir yararı olacak? | Open Subtitles | إذن, مجموعةطوابعيبأمان, وكيف سيساعد هذا في إيجاد البوابة |
| Garip. - Travis Marshall'ı bulabildiniz mi? | Open Subtitles | غريب، أحالفكم الحظّ في إيجاد (ترافس مارشل)؟ |
| Sadece aşkı bulmana yardımcı olmak için değil, onu da bulman için. | Open Subtitles | ليس فقط من أجل أن يساعدكِ في إيجاد الحب لكن من أجل أن تساعديه على إيجاد نفسه |
| Bu ortamda özellikle de senin yaşında birine, iş bulması için şans dilemek gerek. | Open Subtitles | حسنًا ، حظَّا موفقًا في إيجاد وظيفة في هذا الاقتصاد وتلائم عمركِ |
| Fakat, ona rakip bulmakta güçlük çekiyorum. Ya da "kurban" mı deseydim? | Open Subtitles | لكني أجد صعوبه في إيجاد خصوم له بل ربما أقول ضحايا له |
| Bize anlatacaklarınız vardır. Aradığımız şeyi bulmada bize yardım edeceksiniz. | Open Subtitles | أنت ستخبرنا ما نريد وستساعدنا في إيجاد ما نسعى إليه |
| Tekrar cinayet işlemeden önce oğlunuzu bulmamızı sağlayacak bir şey biliyor musunuz? | Open Subtitles | هل هناك أي شيء آخر يمكنك إخبارنا به قد يساعدنا في إيجاد إبنك قبل أن يقتل من جديد؟ ليس خطأي مايفعله |
| Dadı bulabildin mi? | Open Subtitles | حسناً؟ هل حالفكِ الحظ في إيجاد مربية؟ |
| Virüsü bulma konusunda bir gelişme var mı Bay Reese? | Open Subtitles | هل هناك أي تقدم في إيجاد الفيروس يا سيد (ريس)؟ |
| Keşke babanı bulmanda sana yardımcı olabilseydim. | Open Subtitles | أتمنى لو كنت أستطيع مساعدتك في إيجاد والدك |