Mermini iki parçası hala orada, kemikli bölümde. | Open Subtitles | يوجد شظيتان موجودتان في الجزء العظمي إحداهما قريبة جداً من الشريان السباتي |
Şimdiki bölümde, hastalık izni alınan izinle özel izinleri irdeleyeceğiz. | Open Subtitles | في الجزء القادم سوف نعاين الفروقات بين الأيام المرضيّة و الأيام الشخصيّة |
Karın boşluğunun üst kısmında yapılan incelemede iç kanamaya rastlanmamıştır. | Open Subtitles | البحث في الجزء العلوي للبطن انه لا يوجد دماء به |
Işık giriyor, retinaya çarpıyor, ve dolaşmaya başlıyor, dolaşımın büyük bir kısmı beynin en arka kısmına aktarılıyor, birincil görsel kortekse yani. | TED | يدخل الضوء، يضرب الجزء الخلفي من الشبكية، ويعمم معظم الضوء يتدفق في الجزء الخلفي من الدماغ في القشرة البصرية الأولية |
Şu an videoyu durdurabilir ve 1. ve 2. bölümdeki kavramları gözden geçirebilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنك الان ايقاف هذا الفيديو ومراجعة المفاهيم في الجزء الاول والثاني |
Durumu hızla kötüleşti, konuşamama hastalığı ve sağ tarafında yarı-felç başladı. | Open Subtitles | تدهور الأمر بسرعة وحدث إحتباس تسبب بشلل نصفي في الجزء الأيمن |
Birinci kısımda, şu Nobel ödülüne layık görülen sonuçları anlatacağım ve bu sonuçların ortaya çıkarmış olduğu derin gizeme dikkat çekeceğim. | TED | في الجزء الاول سأقوم بوصف نتائج الفوز بجائزة نوبل تلك و القاء الضوء على الغموض العميق الذي ابرزته تلك النتائج |
Bitki örtüsünü kurutuyor ve Kuzey Amerika'nın batı kesiminde daha fazla yangına sebep oluyor. | TED | تُسبب الجفاف للغطاء النباتي وتُسبب المزيد من الحرائق في الجزء الغربي من شمال أمريكا. |
Ön bölümde çok olduğunu duymuştum. | Open Subtitles | لقد سمعت بانه كبير الحجم في الجزء الأمامي. |
Kokpitin gerisindeki ilk bölümde gözyaşları içinde kadınlar ve gözyaşlarına hakim olmaya çalışan Gizli Servis ajanları oturuyordu. | Open Subtitles | في الجزء الاول قريباً من المقصورة امرأة تعوي و عملاء سريون يحاولون عدم اظهار دموعهم |
Tamam, düşünüyorum da Selma Boris'in etrafında dönebilirsin sıradaki bölümde, ...tabii eğer başka bir fikrin yoksa. | Open Subtitles | أعتقد أنه ربما ... سيلما يمكنك أن تدوري حول بوريس في الجزء التالي |
Cesetleri ilçenin güney kısmında şehre yakın bir yerde ormanlık alanda bulundu. | Open Subtitles | وجدت جثثهن في منطقة حراجية في الجزء الجنوبي من المقاطعة قرب المدينة |
Demek ki tümörü bu yağlı memenin üst kısmında tespit etmesi kolay. | TED | لذا يعد من السهولة اكتشاف الورم في .. الجزء العلوي من الثدي .. |
Afganistan'ın merkez kısmında birçok takımımız var. | TED | لدينا بعض الفرق في الجزء الرئيسي من أفغانستان. |
İşte gelecek saatin başında seyirciyi çekecek giriş kısmı. | Open Subtitles | هذا هو الغيظ الذي سوف تستخدامه في الجزء العلوي من الساعة. |
Çocuklarını kreşe gönderen tüm ebeveynlerin çocuklarını ülkenin diğer tarafına göndermeleri gerektiğini söylediği kısmı mı? | Open Subtitles | في الجزء الذي قال ان اي والد يستخدم الحضانة يجب ان يرسل طفله عبر البلاد؟ |
Pekâlâ, şimdi bu bölümdeki bazı notaları değiştireceğiz. | Open Subtitles | حسناً، سوف نغير بعض النوتات في الجزء 12 |
Durumu hızla kötüleşti, konuşamama hastalığı ve sağ tarafında yarı-felç başladı. | Open Subtitles | تدهور الأمر بسرعة وحدث إحتباس تسبب بشلل نصفي في الجزء الأيمن |
Son olarak, üçüncü kısımda şişme kuramı denen kozmoloji teorisini açıklayacağım ve bu hikayenin parçalarını bir araya getirecek. | TED | وأخيراً ، في الجزء الثالث سوف اصف نظرية الكوزمولوجي تدعى التضخم والتي ستقوم بسحب كل قطع القصة معاً |
1993'te Kuzey Kore'nin kuzey kesiminde Çin sınırındaki Hyesan adlı bir kasabada doğdum. | TED | ولدتُ في العام 1993، في الجزء الشمالي من كوريا الشمالية، في مدينة تسمى هايسان، التي تقع على الحدود مع الصين. |
Bu yüzden, bu felcin Mario'nun bedeninde gösterebileceği etki bedeninin sol kısmını kontrol edememesine sebep olabilirdi. | TED | لذا فالتأثير لهذه السكتة الدماغية على جسم ماريو قد يكون أنه لم يعد يستطع التحكم في الجزء الأيسر من جسمه. |