| Daha fazla soru sormaya yol açan, bir soru sorma stiliniz var. | Open Subtitles | و لديك أنت طريقة غريبة في طرح أسئلة تستدعي طرح أسئلة أخرى |
| Daha fazla soru sormaya yol açan, bir soru sorma stiliniz var. | Open Subtitles | و لديك أنت طريقة غريبة في طرح أسئلة تستدعي طرح أسئلة أخرى |
| Ancak sorular sormaya başladım ve daha önceden de araştırmış olduğum olağan şeyleri buldum. Örneğin, haritalar nasıl görünüyordu? | TED | ولكن بدأت في طرح الأسئلة والبحث عن الأشياء المعتادة الذي كنت استكشف فيها من قبل، مثل، كيف تبدو الخرائط ؟ |
| Twitter'daki arkadaşlarım suçlamayı bırakıp sorular sormaya başladıklarında neredeyse otomatik bir şekilde onların yaptığını yaptım. | TED | حينما توقف أصدقائي على تويتر عن الهجوم وبدؤوا في طرح الأسئلة، أصبحت تلقائياً أقوم بما يقومون به. |
| Bu yüzden sorular sormaya başladık: Sağlık sistemini yeniden düzenlesek nasıl olurdu? | TED | لذا بدأنا في طرح بعض الأسئلة: ماذا لو أعدنا تنظيم نظام الرعاية الطبية؟ |
| Bu karışık ve belirsiz çağda insan kendine bazı sorular sormaya başlıyor. | Open Subtitles | في هذه السن من الحيرة والتشوش، يبدأ المرء في طرح عدة أسئلة على نفسه |
| 3 ila 4 yaşından itibaren çocuklar soru sormaya başlar. | Open Subtitles | ما بين ثلاثة أو أربع سنوات، يبدأ الطفل في طرح أسئلة |
| Bu Amerikanların, bu soruları sormaya hakları olduğuna emin misin? | Open Subtitles | هل أنت متأكّد تماماً أنّ لهذا الأميركي الحق في طرح هذه الأسئلة؟ |
| Çocuklarım cevap veremeyeceğim sorular sormaya başladılar. | Open Subtitles | أولادي بدأوا في طرح أسئلة, لا أستطيع إجابتها. |
| Ne yaptığımı sormaya başladı, ve sormaya devam etti. | Open Subtitles | لقد بدئت بسؤالي ماذا أفعل وإستمرت في طرح الأسئله |
| Eğer yaparsam "Diğerleri neredeler?" gibi sorular sormaya başlarlar. | Open Subtitles | نعم، حسنا، إذا فعلت ربما يبدأون في طرح الاسئلة أكان هناك أي أشخاص آخرين؟ |
| Bana devamlı sorular sormaya devam edersen tuvaletimi nasıl bitirebilirim? | Open Subtitles | كيف من المفروض أن أذهب للحمام أذا كنت تستمر في طرح الاسئلة؟ |
| Ona soru sormaya çalıştığımızda da kaçtı. | Open Subtitles | وبعدها حاول الهرب حينما بدأنا في طرح بعض الأسئلة عليه |
| Ama gözlerden uzaklaştığım an asıl o zaman dikkatleri kendime çekerim ve soru sormaya başlarlar. | Open Subtitles | ولكن لحظة أنا تختفي عن الأنظار، ثم أود أن ألفت الانتباه إلى نفسي ويبدأون في طرح الأسئلة. |
| Sorular sormaya başlarsan onu da kendini de riske atarsın. | Open Subtitles | ، إذا بدأت في طرح الأسئلة سيضعك هذا أنت وهي في خطر |
| Sorular sormaya başlarsan onu da kendini de riske atarsın. | Open Subtitles | ، إذا بدأت في طرح الأسئلة سيضعك هذا أنت وهي في خطر |
| Bu yüzden arkadaşlarıma ve komşularıma sormaya başladım ve çoğunun vasiyetinin olmaması şaşırtıcıydı ve bazı çiftler ayrı vasiyetlere ihtiyacı olduğun farkında değildi. | TED | فبدأتُ في طرح السؤال على أصدقائي وجيراني وكنت مندهشة حقًا لأعرفُ أن العديد منهم ليس لديه وصية، ولم يدرك بعض الأزواج أنهم بحاجة إلى وصيات منفردة. |
| Önemli olan şey, millet soru sormaya başlamadan önce gözden kaybolmaktır. | Open Subtitles | ... أهم شيء هو الإختفاء قبل أن يبدأ الناس في طرح الأسئلة |
| Ancak vizyonlarının ardındaki değerler ve "Nasıl yapabiliriz?" sorusunu sorma isteği | TED | لكن القيم وراء رؤيتهم والرغبة في طرح هذا السؤال "كيف يمكننا؟" |