| Eğer gözlerimin içine dikkatlice bakarsan bunu sen de görebilirsin. | Open Subtitles | و أنك إذا نظرت بعمق كاف في عيناي فسوف تراها |
| gözlerimin içine bak. | Open Subtitles | انظري اليّ في عيناي انظري مباشرة الى عيناي |
| Şimdi gözlerimin içine bak ve bunun berbat bir durum olmadığını söyle. | Open Subtitles | و الآن أنظر إلي في عيناي و أخبرني أن هذا غير صحيح! |
| Gözümün içine bakıp onun sizi tutmamış olduğunu söyleyin. | Open Subtitles | أريدك ان تنظر في عيناي وتقول لي انه لم يستخدمك |
| Gözümün içine bakıp, bana hayatını benim yerime, Lex Luthor ile geçirmek istediğini söyleyene kadar olmaz. | Open Subtitles | ليس قبل ان تنظري في عيناي وتخبريني انك تريدي ان تقضي بقيه حياتك بجانب ليكس |
| Gözlerimde bir şeyler var. - Hiçbir şey yapmadım. | Open Subtitles | كأن شيئاً يغرق في عيناي أنا لم أفعل شيئاً |
| O zaman gözlerime bak Judah ve gerçeği gör. | Open Subtitles | "أنظر في عيناي "جودا لتري الحقيقه |
| gözlerimin içine bak ve bana yemin et bu çocuğun seni bir şekilde allak bullak etmediğine. | Open Subtitles | انظري في عيناي واقسمي أن هذا الفتى لن يفسد حياتكِ بطريقةٍ أو بأخرى. |
| Seninle konuşurken gözlerimin içine bak. | Open Subtitles | والأن انظر في عيناي عندما أكلمك |
| gözlerimin içine bakın ve bana delirmişsin deyin. | Open Subtitles | انظروا لي في عيناي وأخبروني أنني مجنون |
| Ama sonra gözlerimin içine baktı ve bana gerçeği söyledi. | Open Subtitles | ,ولكن نظرت في عيناي ... و أخبرتني بلحقيقة |
| gözlerimin içine bak, ve bir şey hissetmediğini söyle. | Open Subtitles | -كلا أنظري في عيناي وأخبريني بعدم شعورك به. |
| gözlerimin içine bakar mısın? | Open Subtitles | هلا نظرت في عيناي بينما أموت تدريجياً؟ |
| Gözümün içine bak ve bu vakadaki ilk gelişmeyi... hemen koşup ona iletmeyeceğini söyle. | Open Subtitles | أنظر لي في عيناي وأخبرني بأنه مع أول تقدم سيحصل في القضية لن تهرع مسرعاً إليها لتخبرها بالأخبار بنفسك |
| Gözümün içine bak ve bu adamın babasını öldürmediğini söyle. | Open Subtitles | إنظر إلي في عيناي وأخبرني بأنك لم تقتل والد هذا الرجل |
| Bir de Gözümün içine bakarak kabul edecek kadar adam olmamasına inanmıyorum. | Open Subtitles | انا فقط لا استطيع التصديق انه ليس رجلاً بما فيه الكفاية لينظر في عيناي و يعترف بذلك |
| Gözümün içine bakıp ne olduğunu söylemeni istiyorum. | Open Subtitles | اريدك ان تنظر في عيناي و تخبرني ماذا حدث |
| - Gözlerimde bir sorun var. | Open Subtitles | هناك شيء في عيناي |
| O zaman gözlerime bak Judah ve gerçeği gör. | Open Subtitles | "أنظر في عيناي "جودا لتري الحقيقه |
| * Görmüyor gözlerim * | Open Subtitles | * وأنا لدي فقط مكان في عيناي * * لدي فقط مكان في عيناي * |
| Sadece rüzgar. Gözüme bir şey kaçtı. | Open Subtitles | إنها الرياح فحسب، وضعت شيئاً في عيناي |
| Gözlerini benim Gözlerimden kaçırıyordun, değil mi? | Open Subtitles | لقد كنتَ تتجنب النظر في عيناي, أليس كذلك ؟ |