| Ve bu arada izin verin birşey söyleyeyim " Vegas'ta olan Vegas'ta kalır". | Open Subtitles | واسمحوا لي أن أقول لك شيئا. ماذا يحدث في فيغاس يظل في لاس. |
| Aslına bakarsan biz de Vegas'ta evlenip anneni davet etmemiştik. | Open Subtitles | أتعلم, لنكن عادلين فقد أقمنا زفافنا في فيغاس ولم ندعوها |
| Artık neredeyse çok ünlü oluyorum. Ama sen Vegas'ta mutlu değildin. | Open Subtitles | أنا في أوج نجاحي الآن مع ذلك لم تكوني سعيدة عندما كنا في فيغاس |
| Kızı evdeydi ancak kocası iş için Las Vegas'a gitmiş. | Open Subtitles | ابنتاه كانت هناك و لكن زوجها في فيغاس في عمل |
| Vegas'taki önemli kumarbazlarla ilişki içinde olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | امتهنت ممارسة الرذيلة مع المراهنين الكُبار في فيغاس |
| Pekala. Seni 900'lü hatlarla başlatıyorum. Vegas'da yaptığın işin aynısı. | Open Subtitles | حسناً سأبدأ معك بالرقم 900 الذي كنت تراهنون عليه في فيغاس |
| - İnsanları hoş tutmayı bilirdi. Vegas'ta en önemli şey buydu. | Open Subtitles | كانت تعرف كيف تعتني بالناس , وهذا "ما يحدث في "فيغاس |
| O yüzden ben gelmeden önce Vegas'ta organize sokak suçu diye bir şey yoktu. | Open Subtitles | لهذا توجد منظمات إجرامية في فيغاس قبل مجيئي لهنا |
| Yıllar boyunca bu işten hep para kazandı. Vegas'ta Leaning Tower'ı açmıştı. Çok popüler bir mekandı. | Open Subtitles | كان دائماً يربح منها ,في فيغاس كان يملك مطعم البرج المائل ,وكان مطعماً مشهوراً |
| Vegas'ta çalışamayacaksam, nereye giderdim? | Open Subtitles | كانت اتهامات بالمقامرة الغير مشروعه إذا لم أستطع العمل في فيغاس,فأين سأذهب؟ |
| Las Vegas'ta gece yapabilecek bir şeyler bulabilir misin? | Open Subtitles | هل تظن انه يمكن ان نجد شيء لنفعله في فيغاس لليلة واحدة؟ |
| - Dinle Jerry. Kız Vegas'ta. | Open Subtitles | حسنا ، استمع ياجيري ، هي موجودة في فيغاس |
| Vegas'ta öldürdüğü adam Leroy'du. Margolese'in adamı Leroy. | Open Subtitles | الرجل الذي قتل في فيغاس هو ليروي هذا مارغوليس ليروي |
| Ayrıca ben de Vegas'ta büyüdüm. Ama kötü bir adama dönüşmedim, değil mi? | Open Subtitles | وايضاً أنا نشأت في " فيغاس " ولم اصبح سيئاً أليس كذلك ؟ |
| Ama Vegas'ta olanlar, Vegas'ta kalır. | Open Subtitles | لكن , كما تعلمون , الذي يحصل في فيغاس يبقى في فيغاس |
| Las Vegas'ta gece yapabilecek bir şeyler bulabilir misin? | Open Subtitles | هل تظن انه يمكن ان نجد شيء لنفعله في فيغاس لليلة واحدة؟ |
| Karısı jakuzide öldürüldüğü sırada Howard'ın Vegas'ta olduğundan emin misiniz? | Open Subtitles | متأكدين أن هوارد كان في فيغاس عندما قتلت زوجته في الحوض الساخن؟ |
| Aynı seri numarasına sahip tek araç Vegas'a kayıtlı. | Open Subtitles | واحدة فقط بنفس الرقم المتسلسل الجزئي مسجلة في فيغاس |
| Belki? Bazen Vegas'taki eski ev arkadaşından bahsederdi. | Open Subtitles | أحيانا تحدّث له عن شريك غرفته القديم في فيغاس |
| Pekala. Seni 900'lü hatlarla başlatıyorum. Vegas'da yaptığın işin aynısı. | Open Subtitles | حسناً سأبدأ معك بالرقم 900 الذي كنت تراهنون عليه في فيغاس |
| - 10:00. Karşında Vegas'ın en ünlü dansçı fahişesi var. | Open Subtitles | لديك أكثر الرجال براعةً في الرقص في فيغاس |
| Vegasta bir dizi müşteri ile görüştüğünü söyledi. | Open Subtitles | قالت بأنها سوف تقضي عطلة نهاية الأسبوع مع صديق في فيغاس حسب جدولها |