-- her an. Ve son olarak, zekâyı nasıl sınayabileceğimizi düşünelim. | TED | في كل لحظة. و أخيراً دعونا نفكر في كيفية قياس الذكاء. |
Öğrencilere bilim kariyerinde en gerçekçi deneyimi nasıl sunabileceğimizle alakalı düşündük. | TED | فكرنا في كيفية إعطاء الأطفال تجربة أكثر واقعية من مهنة علمية. |
Bunu öğrenmek için, üç şeye baktım. Seçmeniz gereken temaya baktım. nasıl sunulması gerektiğine ve sahnedeki görselliğe baktım. | TED | ولمعرفة هذا، نظرت في ثلاثة أشياء. نظرت في الموضوع الذي يمكنك إختياره. ونظرت في كيفية تقديمك له ومنظر المسرح. |
Ben de, nasıl mükellef bir öğle yemeği ısmarlarım, diye düşünüp duruyordum. | Open Subtitles | و طوال ذلك الوقت كنت أفكر في كيفية شراء وجبة مغذية لك |
Biz bunu düşünürken, o da sıradaki kurbanı nasıl öldüreceğini planlıyor. | Open Subtitles | وبينما نحاول معرفة ذلك، هو يخطط في كيفية قتل الضحية التالية. |
Ne istiyorsun? "nasıl aptal olunur" konusunda uzman tavsiyesi mi? | Open Subtitles | ماذا تريدين؟ نصيحة من خبيرة في كيفية أن تكوني غبية؟ |
Ne istiyorsun? "nasıl aptal olunur" konusunda uzman tavsiyesi mi? | Open Subtitles | ماذا تريدين نصيحة من خبيرة في كيفية أن تكوني غبية؟ |
Eğer kanıta ihtiyacın varsa nasıl devam edeceğimiz konusunda engin bilgilerinize ihtiyacımız olacak. | Open Subtitles | و اذا كنت تريد اثبات تريد السلطات مساهمتك في كيفية التحرك الى الامام |
Sadece nasıl işlediğini anla elimden bir şey gelmez artık. | Open Subtitles | اود البحث في كيفية حدوث هذا ولكن يداي مقيدتان هنا |
Bu hediyeleri düğün törenine nasıl dahil edeceğini düşündün mü hiç? | Open Subtitles | هل فكرت في كيفية إدراج كل هذه الهدايا في مراسم الزواج؟ |
Yoon Yu Rae, yangının nasıl başladığını araştır ve Ahn Chan Soo'yla konuş. | Open Subtitles | يون يو راي، والنظر في كيفية بدأ الحريق و سؤال آهن تشان سو |
Şimdi, bu hastalığı nasıl tedavi edeceğimize odaklanmış durumdayım. | TED | ولهذا أنا الآن موجه كل جهودي في كيفية إيجاد علاج لهذا المرض؟ |
Yani bu, DNA'nın nasıl ayrıldığı, dizilerini görmek için hangi şekle dönüştürüldüğü gibi bir çok teknik konu içeriyor. | TED | وقد واجهتنا الكثير من المشاكل التقنية في كيفية استخراج الحمض النووي وكيف يمكننا تحويله الى تسلسل جيني |
Bu yüzden ben, insanlar olarak bizim kendimizle, birbirimizle ve çevremizdekilerle nasıl ilişkiler kurduğumuzla ilgileniyorum. | TED | لذا أنا مهتمة بشكل خاص في كيفية نحن، كبشر، أن نتواصل مع أنفسنا, ومع بعضنا البعض والعالم من حولنا. |
Ve neden olduğunu anlamak için, asırlar boyunca askeri teknolojilerin nasıl dünya barışını sağladığına ya da yok ettiğine bakmalıyız. | TED | ونفهم لماذا، يجب علينا أن ننظر في كيفية العمل ، عبر العصور، والتكنولوجيات العسكرية حافظت أو دمرت السلام العالمي. |
Ve bu son zamanlarda beynin belirsizliklerle nasıl başettiğini anlamada birleştirici bir yol. | TED | واُعتُبِرَتْ في الآونة الأخيرة طريقة موحدة للتفكير في كيفية تعامل الدماغ مع حالة عدم اليقين. |
Hatta renal tübüler asidozisin nasıl sınıflandırılacağını ve ayırıcı tanısını bile öğrendim. | TED | حتى انني عرفت التشخيص التفريقي في كيفية تصنيف الحماض الأنبوبي الكلوي. |
Bu günlük rahatsızlık, hem eylemlerimi hem de bedenimin, toplumsal cinsiyetimin nasıl görüneceğinin gerçekliğini inşa etmeme yardım ediyor. | TED | عدم الارتياح اليومي يساعدني على بناء قوة وأصالة في كيفية إظهار جسدي ونوعي. |
Ama sonunda, her şey dünyayı nasıl yorumladığımızla ve iki boyutlu yüzeyde nasıl gerçekleştirilebileceği ile ilgili. | TED | لكن في النهاية، يتلخص الأمر في كيفية تفسيرنا للعالم وكيف يمكن أن يتحقق على سطح ثنائي الأبعاد |
Onu nasıl kullanacağımızı ve nasıl kuracağımızı düşünmek için çok zamanımız var. | TED | هناك الكثير من الوقت لنا من أجل إعادة النظر في كيفية استعمالها، كيف بنيناها. |
Ayrıca müstakbel yetenek havuzumuzu nasıl geliştireceğimizi de dikkatlice düşünmeye ihtiyacımız var. | TED | نحن أيضاً بحاجه للتفكير ملياً في كيفية تطوير مواهبنا المستقبلية. |