Sanki daha önce buraya gelmişim gibi geliyor. O garsonu tanıdığıma yemin edebilirim. | Open Subtitles | لقد تخيلت أنني جئت هُنا من قبل أقسم أنني قابلت تلك النادلة قبلًا. |
Dişlerini fırçaladığını biliyorum ama daha önce buna tanık olduğumu sanmıyorum. | Open Subtitles | أعلم بأنك تفرك أسنانك ولكني لا أظنني قد حضرت ذلك قبلًا |
Dişlerini fırçaladığını biliyorum ama daha önce buna tanık olduğumu sanmıyorum. | Open Subtitles | أعلم بأنك تفرك أسنانك ولكنّي لا أظنني قد شهدتُ ذلك قبلًا |
Hiç mesaj diye bir şey duydun mu, hani belki adama Önceden uyarı falan vereninden? | Open Subtitles | أسمعتِ قبلًا عن الرسالة النصّيّة لعلّكِ بعثتِ لي تنويهًا؟ |
İğrenç falan değil. daha önce hiç avlanmamışsın. | Open Subtitles | هذا غير مقزّز، إنكِ لم تصطادي قبلًا فحسب. |
Aynı şekilde, kendi davranışlarınızın etrafınızdakiler tarafından nasıl şekillendirilmiş olduğunu daha önce fark edemediğiniz yollarla fark edin. | TED | تأمل كيف أثر سلوكك على من حولك بطرق لم تفكر بها قبلًا. |
Bak bu ekipçe yol macerası işinin yürümesini istediğini biliyorum ama ben daha önce de maceraya atıldım.Yani, bırak bunu ben halledeyim. | Open Subtitles | أعلم أنّكَ تودّ نجاح وفاقنا كفريق في هذه الرحلة، لكنّي خضت هكذا مغامراتٌ قبلًا. |
Hayır ben bir şey yapmadım. daha önce de söyledim. | Open Subtitles | لا يروقني أن أكون قريبًا هكذا منكَ، ولقد أخبرتكَ بهذا قبلًا. |
Buldum. daha önce inanmamıştım ama.. | Open Subtitles | وجدتها، لا أصدق أنّي لم أفكّر بها قبلًا. |
Nefes al. daha önce böylesine bir öfke duymadın. Ondan nefret ediyorum. | Open Subtitles | تنفّسي، تنفّسي لم تشعري بهذا الغضب قبلًا |
daha önce orada bulunmadığını söylediğinde yalnızca gergin olduğunu düşünmüştüm. Veya ne bileyim unuttuğunu falan. | Open Subtitles | حين قلتَ أنّكَ لم تذهب لهناك قبلًا حسبتكَ متوتّرًا أو نسيت |
Bunu daha önce yaptığını söylediğini sanıyordum. | Open Subtitles | لقد ظننتُكَ قُلتَ أنّكَ فعلتَ هذا قبلًا. |
daha önce birini öldürdün diye kanın ellerine bulaşmasının nasıl bir his olduğunu bildiğini sanıyorsun. Üzerine yüklediği yükü anlamıyorsun, özellikle de o yük baban olduğu zaman. | Open Subtitles | تخالين لكونكِ قتلتِ قبلًا أنّكِ تدركين ذنب تلطّخ يديك بالدماء |
Seni daha önce hiç bu kadar canlı gördüğümü sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أحسبني رأيتكِ أكثر نشاطًا من هذا قبلًا |
Çünkü daha Önceden böyle değillerdir. | Open Subtitles | لأنّهم على الأرجح لم يكونوا بهذا الشرّ قبلًا |
Lakin Önceden karşısında çıkanlar ile şimdi karşısında olanı kıyaslamanın yolu yok idi. | Open Subtitles | "رغم ذلك، قوّة خصومة الذين واجههم قبلًا لا ترقى للمقارنة بقوّة خصمه الحاليّ" |
Bak, Önceden de böyleydi ama yardım almıştı. | Open Subtitles | كنت على هذه الحال قبلًا وقد حظي بالمساعدة. |
Şu an olduğun kızı bir zamanlar ki hâline tercih ediyorsun, değil mi? | Open Subtitles | تفضّلين شخصيّتكِ الحاليّة عمّا كنتِ قبلًا |
Lanetliyim ben. Onceden lanetlenmistim zaten. | Open Subtitles | إنّي ملعون، وقد كنت ملعونًا قبلًا. |
Neden ikimizin de senin için çalıştığını bize söylemedin? | Open Subtitles | لِمَ لمْ تُخبرنا قبلًا أنّا كُنّا نعمل معكَ؟ |