"قبل أنْ" - Translation from Arabic to Turkish

    • etmeden önce
        
    • olmadan önce
        
    • gelmeden önce
        
    • vermeden önce
        
    • girmeden
        
    • önce onu
        
    • önce bir
        
    • önce seninle
        
    • başlamadan önce
        
    Hayır, oyalamıyor, son kez Grover's Corners'a veda etmeden önce küçük bir kapanış hoşumuza gider. Open Subtitles لا، إنّه لا يماطل نحن بحاجة لتفسير قبل أنْ نودع مدينتنا للمرّة الأخيرة
    Lanet toprakları yok etmeden önce onunla uzlaşmak daha kolay olmaz mı? Open Subtitles ألمْ يكنْ مِن الأسهل التصالح معها قبل أنْ تدمّر لعنتها الأرض؟
    Karanlık Olan olmadan önce ona dokunan bir eşya bulmam lazım. Open Subtitles أحتاج غرضاً لمسه حين كان إنساناً أي قبل أنْ يصبح القاتم
    Hayır, kasabaya gelmeden önce dedektifleri aramıştım. Open Subtitles كـلاَ، اتصلت بالمحققيـن قبل أنْ آتي للبـلـدة
    Özre gerek yok. Şimdi seni öldürmeye karar vermeden önce kaybol. Open Subtitles لا داعي للاعتذار، ارحل الآن قبل أنْ أقرّر قتل ناقل الخبر
    Bazen bir ya da iki dakika dayanıyorum bazen de içine girmeden bitiyor. Open Subtitles ذلك يعتمد على عدة أمور. أحياناً يُمكنني الاستمرار لمدّة دقيقة أو اثنتين. وأحياناً ينتهي الأمر قبل أنْ أُولجه فيها.
    Daha fazla ceset istiflemeden önce onu bulsak iyi olur. Open Subtitles من الأفضل أنء نجدها قبل أنْ تبدأ الجثث بالتكوّم
    Mükemmel. Bu şovu daha önce bir kere sattım. sen burada bile değildin, ve ben ezip geçtim. Open Subtitles لقد بعتُ هذا البرنامج سابقًا، قبل أنْ تكون هنا حتّى، و لقد أبهرتُ في ذلك
    Garip arkadaşların gelmeden önce seninle güzel bir gece geçiriyorduk. Open Subtitles أنا وأنتِ كُنّا نستمتع بأمسية لطيفة حقاً قبل أنْ يظهر أصدقاءك العجيبين.
    Bir travma yaşadın ve bazen vücudun bu şeyi yönlendirmeye başlamadan önce şoka girmesi gerekir. Open Subtitles لقد مررت بمحنة وأحيانًا جسمك عليه أنْ يدخل في صدمة قبل أنْ يبدأ بمعالجة هذه الأمور
    Çünkü hayatımı alt üst etmeden önce bunları bilmek isterim. Open Subtitles لأنّني أود أنْ أعرف هذه الأشياء قبل أنْ تقرّر قلب نمط حياتي.
    Elimdekini ve değer verdiğin her şeyi yok etmeden önce. Open Subtitles قبل أنْ أحطّمها وأحطّم معها كلّ ما يعزّ عليك
    - Bizi takip etmeden önce on saatimiz var. Open Subtitles اجمعنَ أغراضكنّ أمامنا 10 ساعاتٍ قبل أنْ يلحق بنا -ماذا؟
    Ona yardım ederim. Ben polis olmadan önce çiçektiydim. Open Subtitles أنا كُنْتُ بائعَ زهور قبل أنْ اصبح فىَ الشرطةَ.
    Prens olmadan önce benim oğlumdu. Onunla konuştun mu? Open Subtitles كان ابني قبل أنْ يغدو أميراً هل تحدّثت معه؟
    Şu gemi buraya gelmeden önce yaklaşık bir dakikamız var. Open Subtitles لدينا حوالي دقيقة قبل أنْ يدور ذلك الشيء عائداً
    Biz gelmeden önce Vatanseverler onları gönderdi mi acaba? Open Subtitles أتسائل إنْ كان الوطنيون قدْ نقلوهم قبل أنْ نصل إلى هنا
    Sana vermeden önce, bilmediğimi mi sanıyorsun? Open Subtitles أتعتقدين أنّني لم أكن أعلم ذلك قبل أنْ أسلّمه لكِ ؟
    Dikkatimi bütünüyle başka yere vermeden önce ödün vermeden işimi yapmam gerekiyordu. Open Subtitles قبل أنْ أحوّل اهتمامي أخيراً بشكل كامـــل ودون تهـــــاون للعمل الذي كان من المفترض أنْ أقوم به.
    Kızımın hayatı tehlikeye girmeden önceydi o. Open Subtitles كان ذلكَ قبل أنْ تُهدد سلامة إبنتي
    Canavardan önce onu bulmalıyız. Open Subtitles يجب أنْ نفترق ونجدها قبل أنْ يجدها ذلك الوحش
    Lakin 16. yaş gününde, güneş batmadan önce bir çıkrık iğnesi parmağına batacak ve ölüm gibi bir uykuya dalacak! Open Subtitles لكنْ... قبل أنْ تغرب الشمس في عيد مولدها السادس عشر... ستغرز اصبعها في مغزل حياكة وتغطّ في نوم أشبه بالموت
    - Ölmeden önce seninle evleniyorum. Open Subtitles -أتزوّجك قبل أنْ نموت
    başlamadan önce halletmem gereken bir şey var, tamam mı? Open Subtitles عليّ الاهتمام بأمر قبل أنْ نبدأ، اتّفقنا؟

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more