| Hayır, efendim. Ama dediğim gibi, orası karmakarışık bir haldeydi. | Open Subtitles | لا ، سيدى ، و لكن كما قلت لقد كانت مهرجانا هنا بالأمس |
| İşte dediğim gibi zamana karşı yarışıyorlardı. | Open Subtitles | حسناً حسناًً كما قلت لقد كانوا في سباق مع الزمن |
| dediğim gibi, garipti. Rastgele şeyler gibiydi. | Open Subtitles | كما قلت , لقد كان الأمر غريباً لقد بدى كعدة أشياء عشوائية فقط |
| Aynen senin Dediğin gibi olmuş. Charlie'yi o araziye götürmüş. Bazı ergen çocuklar gelirler. | Open Subtitles | كانت طريقة لإخراجه مثلما قلت, لقد أخرج تشارلي إلى الحقل, بعض الأولاد المراهقين مروا هناك |
| Ben , sen de olduğunu biliyorum Dediğin gibi, çünkü, o her adımda, hakkı için orada olduğunu? | Open Subtitles | أعلم أنك أنت كذلك لأنه مثل ما قلت لقد كان هنا بجانبك في كل خطوة ، صحيح ؟ |
| dediğim gibi, ehliyetimi kaybettim. Son günlerde çok sorun yaşadım. | Open Subtitles | مثلما قلت لقد فقدت رخصة قيادتي و قد مررت بالكثير من المشاكل مؤخراً |
| Ah hayır hayır dediğim gibi sadece merak etmiştim. | Open Subtitles | كما قلت لقد قلقت عليك هذا كل ما بالموضوع |
| dediğim gibi karısına olanlardan sonra daha iyi biri olmuştu. | Open Subtitles | كما قلت , لقد تحسّن للأفضل بعدما حصل لزوجته |
| dediğim gibi, evlilikle ilgili tahminler yürütmeyi bıraktım. | Open Subtitles | كما قلت لقد اكتفيت من هذا النوع من التنبؤات الزوجية. |
| dediğim gibi, buraya taşınalı henüz bir-iki gün oldu. | Open Subtitles | تعلمين، كما قلت لقد إنتقلت إلى هنا قبل يومين |
| Ama dediğim gibi, bu konuyu düşündüm ve ilişkimizi bozacak kadar büyük bir şey olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | لكن كما قلت, لقد كنت افكر في ذلك ولا اظن ان ذلك امر جلل |
| dediğim gibi, ondan ayrıldım, siktiri çektim. | Open Subtitles | كما قلت, لقد انفصلت عنه و اخبرته ان يذهب للاحتواء |
| dediğim gibi, Majesteleri büyükbabasının yazdığı | Open Subtitles | كما قلت لقد قرر جلالته الهجوم وفقاً لأجداده |
| dediğim gibi, kendimi tamamen doktorların düzenine teslim ederek, örnek bir hasta olmaya... - ...karar verdim. | Open Subtitles | كما قلت, لقد قررت أن أكون مريض مثالياً من حيث إخضاع نفسي تماما لأوامر الطبيب |
| dediğim gibi, seni dinlemeyi uzun zaman önce bıraktım. | Open Subtitles | مثل ما قلت لقد توقفت عن الأستماع أليك منذ وقت طويل |
| Neyse işte, dediğim gibi, Boston'daki yatak odamdaydım. | Open Subtitles | حسنا على اي حال كما قلت لقد عدت الى فراشي السابق في بوسطن |
| Senin de Dediğin gibi, öldürdü çünkü karnı açtı, korkmuştu. | Open Subtitles | كما قلت لقد قتل رجلا لأنه كان جائعا وخائفا |
| Dediğin gibi, istisnalar varmış. | Open Subtitles | مثلما قلت لقد كانت هناك استثناءات |
| Dediğin gibi o çocuğu terkettim ben. | Open Subtitles | مثل ما قلت مثل ما قلت , لقد سلمته لهم |
| Rossi çok, çok fena. Dediğin gibi, ayağı çıkmış. | Open Subtitles | روسي" ذهب عميقا جدا" كما قلت لقد دفع برجله خارجا |
| - Karar verdim Dediğin yer neresiydi? | Open Subtitles | الى اينا كنا سنذهب بعد ان قلت "لقد قررت"؟ ماذا؟ |