Beni yakalayabilecek kadar güçlü bir erkek bulabilmeyi çok isterdim. | Open Subtitles | أنا اود إيجاد رجل قوي بما فيه الكفايه ليمسك بي |
Biliminiz, inanca karşı gelecek kadar güçlü olmadığı için mi? | Open Subtitles | لأن عِلْمَكَ ما كَانَ قوي بما فيه الكفاية لمُعَارَضَة الإيمانِ؟ |
Birincisi, mercan ısırmaya yetecek kadar güçlü, bir papağan gagası gibi ağızları vardır, çoğunlukla yosun peşinde olmalarına rağmen. | TED | أولاً، فمها يشبه منقار الببغاء، وهو قوي بما يكفي لقضم الشعاب المرجانية، مع أنّهم غالباً يبحثون عن الطحالب. |
Onu korumak için ben daha güçlüyüm. | Open Subtitles | أنا قوي بما يكفي لحمايته |
Kral olmak için yeterince güçlüyüm. | Open Subtitles | أنا قوي بما يكفي لأكون ملكاً. |
Bu evin üzerinde ne var bilmiyorum ama her ne ise, bu dünyada bir delik açıp kızınızı sizden koparacak kadar güçlü. | Open Subtitles | لا أعرف ما الذي يحوم حول هذا المنزل لَكنَّه كان قوي بما فية الكفاية لكي يثقبُ فتحة إلى هذا العالم و يَأْخذُ إبنتكِ منكِ |
Bana çok yardımcı oldunuz, kendinizi Londra'ya gelecek kadar ... güçlü hissediyor musunuz? | Open Subtitles | وستساعدنا كثيراً لو ذهبت إلى "لندن" معنا هل تبدو قوي بما فيه الكفاية؟ |
Kalp krizi ya da anafilaktik şok geçirtecek kadar güçlü. | Open Subtitles | قوي بما فيه الكفاية للإنْتاج صدمة anaphylactic أَو a تاجية. |
Kurban verecek kadar güçlü birisi. | Open Subtitles | شخص ما الذي قوي بما فيه الكفاية لتقديم التضحية. |
Bana zarar verecek kadar güçlü değil, Albay. | Open Subtitles | ليس قوي بما فيه الكفاية لإيذائي، كولونيل |
Dışarıda bir yerde X5'leri öldürebilecek kadar güçlü biri ya da bir şey var. | Open Subtitles | شخص أو شيئ هناك قوي بما يكفي للتغلب على اكس 5. |
Yeteri kadar güçlü olmadığım için utanç duyuyorum. | Open Subtitles | شعرت بالعار لعدم كوني قوي بما فيه الكفاية |
Bence, üstesinden gelebilecek kadar güçlü birisin. | Open Subtitles | أعتقد أنت قوي بما فيه الكفاية لمُعَالَجَته. |
Kendi günah çıkarmamı dinleyecek kadar güçlü değilim. | Open Subtitles | أنا لست قوي بما فيه الكفاية لتسمع منى اعترافي |
Hulk Ultron'u yenecek kadar güçlü müdür? | Open Subtitles | هل الرجل الاخضر قوي بما فيه الكفاية لهزيمة آلترون؟ |
Büyük bir yıldızı, toz ve gaz bulutuna dönüştürebilecek kadar güçlü. | Open Subtitles | قوي بما فيه الكفاية ليحول نجم ضخم لمجرد غبار وغازات |
Güvenlik kamera kayıtlarını silecek kadar güçlü... bir mıknatıs yapmak için, güçlü bir enerji kaynağı gerekir. | Open Subtitles | لجعل المغناطيس قوي بما فيه ,الكفاية لمسح شريط كاميرة الأمن تحتاج لمصدر كهرباء قوي |
Seni öldürecek kadar güçlüyüm. | Open Subtitles | -أنا قوي بما يكفي كي أقتلك |