| Beyaz cücelerde Dünya'nın 300.000 katı bir kütle, Dünya büyüklüğünde bir hacme sıkıştırılmıştır. | Open Subtitles | القزم الأبيض كتلته تعادل 3000 مره كتلة الأرض مضغوط فى كرة من الغاز بحجم الأرض |
| Şimdi, ne düşündüğünüzü biliyorum-- peki ya kütle hacmi? | Open Subtitles | والان , اعلم بما تفكرون جميعا ماذا عن كتلته الجزيئية ؟ |
| 1974 yılında Stephen Hawking bir kara deliğin gitgide kütlesini kaybetmesine yol açacak bir yol kuramlaştırdı. | TED | سنة 1974، افترض "ستيفن هاوكينج" عمليّةً قد تؤدّي بالثقب الأسود إلى خسارة كتلته تدريجيًّا. |
| Kepler bir gezegeni kesfetti mi, gezegenin döngüsel boyutunu hesaplayabilir ayni zamanda yüzey sicakligini ve kütlesini de. | Open Subtitles | "Kepler" اكتشف مرة كوكبا, حجم مدار الكوكب نستطيع قياسه مع كتلته ودرجة حرارة سطحه. |
| Eş-yıldızdan madde toplayıp kütlesel bakımdan büyüyebiliyorsa, beyaz cücenin kütlesi sonunda Güneş'mizin kütlesinden yaklaşık %40 daha büyük olan bir kararsızlık sınırına ulaşabilir. | Open Subtitles | إذا إستطاع أن يجذب مكونات من النجم الأخر و إستطاع أن ينمو فى الحجم فعاجلاً أو آجلاً ستصل كتلته إلى مرحلة غير مستقرة |
| Kara delik güneşimizin kütlesinden 20 kat daha büyük olan bir yıldız ömrünün sonuna geldiğinde oluşur. | Open Subtitles | الثقب الأسود يتكون عندما يصل نجم عملاق لنقل إن كتلته تعادل 20 مرة كتلة شمسنا إلى نهاية حياته |
| Güneş'imizin bir buçuk katı kadar bir kütleyi 15 mil çapındaki bir hacme sıkıştırmak gibi. | Open Subtitles | إنه جسيم كتلته مرة ونصف كتلة الشمس ينهار لشئ بعرض خمسة عشر ميلاً فقط |
| Her obje için, kütlenin objenin etrafında nasıl dağıldığını göz önüne alarak bütün kütlesinin ortalama konumunu belirleyebiliriz. | TED | في أي جسم، يمكننا تحديد الموقع المتوسط لمجمل كتلته مع الأخذ بعين الاعتبار كيف تنتشر الكتلة ضمن الجسم. |
| Darbenin enerjisi hızın karesinin kütleyle çarpımına bağlı, kütle de cismin büyüklüğüne ve neden yapıldığına bağlı. | TED | حسنًا، حساب تأثير الطاقة يعتمد على مربع السرعة مضروبًا في كتلته والكتلة تعتمد على مدى كبر حجمه والمادة التي يتكون منها، |
| Diğer objeler için de kütle merkezini benzer hesaplamalarla veya objenin tam kütle merkezinin altında olan ağırlık merkezini belirleyerek bulabiliriz. | TED | يمكننا أن نحدد مركز الكتلة لأجسام أخرى باستخدام حسابات مماثلة، أو عن طريق إيجاد نقطة التوازن لهذا الجسم، والتي تكمن تماماً تحت مركز كتلته |
| Eski, yani Fosbury'den önceki tekniklerde atlamacı çıtayı aşmak için kütle merkezini çıtanın birkaç inç üstüne çıkarmayı sağlayacak yeterince gücü uygulamak zorundaydı. | TED | مع التقنيات القديمة، ما قبل فوسبوري، كان على الواثب تطبيق ما يكفي من القوة ليرفع مركز كتلته فوق الشريط ببضع بوصات ليعبر. |
| Bunun anlamı, çıtayı öylesine yükseltebilir ki kütle merkezi daha fazla yükseğe çıkamasa da, bükülmüş gövdesi bunu yapabilir. | TED | وهذا يعني أنه يمكنه أن يثب فوق حاجز مرتفع جداً بحيث أنه حتى لو كان مركز كتلته لا يستطيع أن يعلو فوق الحاجز، فإن جسمه المتقوس يستطيع ذلك. |
| Higgs bozonunu bulma ihtimali olan her şeyi atıyorlar her şeyin kütlesini elde edecek olan tanecik. | Open Subtitles | يبذلون قصارى جهدهم (للعثور على بوزون (هيجز و هو الجسيم الذي يُفترض أن يعطي كل شيء كتلته |
| Bu yüzden zamanda yolculuk için gerçekten ihtiyacımız olan, bir piramidin kütlesinden çok daha yoğun bir şeydir. | Open Subtitles | إذاً مانحتاجه للسفر فعلاً عبر الزمن هو شيء كتلته أكبر بكثير من الهرم |
| Şimdi, eğer güneşin kütlesinden birkaç kez daha ağırsa, çökmeye de başlayacak. | Open Subtitles | لكن إن كانت كتلته تبلغ ضعفي كتلة الشمس فسينهار أكثر فأكثر |
| Bunu bir nesneye bağladığında, kütleyi etkisiz hale getiriyor. | Open Subtitles | علقها على أي شئ وستقوم بإلغاء كتلته |
| En minik elektronun kütlesi bile nötrinonun kütlesinden en az bir milyon kat fazladır. | Open Subtitles | تصل كتلته الى مليون مرة أكثر من كتلة النيوترينو |