| Yani Tüm hayatını perişan etmekle suçlayan alkolik bir anneye sahip olamama gibi bir şansım var mı? | Open Subtitles | اعني , لا توجد فرصه للحصول على ام جديرة بالإزدراء و مسرفة في الشرب تلومك لتخريبك كل حياتها ايضاً , هاهـ ؟ |
| Bakın, Bay Kuzgun, Alexis size Tüm hayatını adadı. | Open Subtitles | انظر سيد ريفين اليكسس هنا قدمت لأجلك كل حياتها |
| Hintli bir kadın biriyle evlendiği zaman Tüm hayatını ona adar. | Open Subtitles | عندما تتزوج اي امرأة هندية لاي رجل... . فهى تُكرس كل حياتها له |
| hayatı boyunca o garajın üstünde yaşadı, burnunu cama yapıştırarak ya da ağaçtan bizleri seyretti. | Open Subtitles | عاشت هنا كل حياتها أعلى الجراج تضغط بأنفها من وراء الزجاج أو أعلى تلك الشجرة تراقبنا فى حفلاتنا |
| Ona, tüm hayatı boyunca, acı, ve keder gönderin. | Open Subtitles | أرسلوا لها مرراتها ويأسها . إلى كل حياتها |
| 'Başka bir kız var,Tüm hayatını bana adamış.' | Open Subtitles | وفتاه اخرى ، كرست كل حياتها من اجلى |
| Tüm hayatını burada geçirdi. | Open Subtitles | عاشت هنا كل حياتها. |
| Ona tüm hayatı boyunca, acı ve keder getirin. | Open Subtitles | أرسلوا لها مرراتها ويأسها . إلى كل حياتها |
| Tabii. Bu elektrikli matkap tüm hayatı boyunca sadece 12 ila 13 dakika kullanılacak. | TED | وهذه الاداة نستخدمها حوالي 12 -13 دقيقة في كل حياتها. |
| Bütün hayatı boyunca sonsuz aşkı aradı. | Open Subtitles | في كل حياتها كانت تبحث عن الحب الأبدي |
| Kardeşim, benden hayatı boyunca bir kere bile bir şey istemedi. | Open Subtitles | أختي ... هي لم تطلب مني أبدا اي شيء في كل حياتها, ولا مرة |
| Tüm hayatı boyunca burda yaşamıştı, ve şimdi gitmek zorunda kalıyor... | Open Subtitles | أليكس لقد عاشت هنا كل حياتها |