Yapmaya çalıştığım her şeyi bozmakta üstüne yok. | Open Subtitles | إنها تلعق كل كل نواتج تقطير البترول التي أحاول وضعها فبها |
Bir yerde yeterince uzun süre beklerseniz tam tutulma, tam tepenizden gelip geçecektir ortalama her 300 yılda bir... | Open Subtitles | فلتمكث بمكانك مدة كافية وسيأتى الدور على مكانك لحدوث الكسوف الكلى تقريباً ، مرة كل كل 300 عام |
Bu yüzden her birini kesip, dikmeliyiz. | Open Subtitles | لذا ينبغي أن نقطع ونخيط كل كل واحدة منها |
Ve sonra farketmeye başladım ki işte, öyle bir şeydi ki ona her ne derler, kımyıtli eşyamı veriyordum. | Open Subtitles | ومن ثم بدأت أدرك أنني أعطيتها كل كل حسناتي |
her bir teli her bir lüleyi kendim seçtim. | Open Subtitles | كل خصلة كل كل تجعيدة شعر كانت مختارة من قبلي |
Texas'daki her baş amigo ortaya çıktığı sürece hayır. | Open Subtitles | ليس عندما يكون لديهم كل كل المشجعات اللواتي أخرجتهن تكساس |
her şeyi Keder ve öfke dolu bir adamın iddialarına bağlamak doğru mu? | Open Subtitles | رهنت كل كل شيءٍ على رجلٍ مخبول يشعر بالحزن و الغضب |
Aşırı ağır binalar, merdivenler, her şey, her şeyin bir merdiveni olmalıydı. | Open Subtitles | وبنايات بقمم معقده, والسلالم كل... كل شئ لديه سلالم |
Tamam ama her şeyi üçe böleriz; benzini, kirayı, sigorta ücretini, her şeyi. | Open Subtitles | حسناً , لكن سنقسمُ كل ..... كل شئ إلى ثلاثَ طرق . الغاز , الأجرة , التأمين , كل شئ |
her şeyi her zaman berbat eden sensin! | Open Subtitles | أنت من كان يدمر كل كل شيئ دائما |
Bu restorana her Perşembe dersten önce saat sekizde kahvaltıya geliyorum belki benimle konuşmak ya da kahve falan içmek istersen ben burada olacağım. | Open Subtitles | ...آتي إلى هذا المطعم كل كل ثلاثاء الساعة الثامنة قبلَ صفي للإفطار |
Madem şu anda birbirimize her şeyi anlatıyoruz,... Ben... | Open Subtitles | كما نرى نحن نقول كل كل شيء آخر الآن، أم... |
Senin için daima dilediğimi diliyorum. Sana her şeyin en iyisini dilerim." | Open Subtitles | أتمنى لك كل كل خير وتوفيق |
Kazandığı her doların on sentinin senin tefecilik işin sayesinde kendisine gittiğini? | Open Subtitles | أن 10 قروش من كل كل دولار يدخل جيبه... |
O zamanlar her şey daha kolaydı. | Open Subtitles | كل كل شيء أسهل حينها |
söylediğin her şey, yaptığın... yaptığın her şey... | Open Subtitles | كل ما قال، كل ... كل ما فعلتموه ... |
- her şey yolunda mı? - Harika. | Open Subtitles | كل كل شيء على ما يرام؟ |
her şey yolunda mı? | Open Subtitles | كل كل شيء بخير؟ |
her... her... her şey, bu yüzden oldu işte... | Open Subtitles | كل ... كل ... كل شيء هناك حدث، لذلك ... |
Bu, şimdiye kadar olduğumuz her şeyi ifade eder. | Open Subtitles | فيه كل كل ماانجزناه في حياتنا |