- Tony ergen gibi davrandığı için dırdır ediyor kadın. | Open Subtitles | إنّها تتذمّر لأنّها ما زال يتصرّف كمراهق |
Masaya oturuyor kızın zamanını alıyorsun, gelişmiş bir ergen gibi yayılıyorsun, ne için? | Open Subtitles | تأخذ طاولة هذه الفتاة ووقتها وتجلس كمراهق متضخم ومن أجل ماذا؟ |
ergen gibi kız peşinde koşmak yoktu. | Open Subtitles | لا مزيد من مطاردة المؤخرات كمراهق. |
Bilirsiniz işte, genç çocuklar, zayıf genç çocuklar Gençken zayıfsan, hayat sana güzel. | Open Subtitles | وبعض الناس, حياتهم أفضل فالصغر كمراهق, مراهق نحيف حياة مراهق نحيف هي الأفضل |
Gençken death metal dinlerdim artık değil. | Open Subtitles | -لقد كنتُ أعشق (الديث ميتال ) كمراهق لكن ليس الآن -بالتأكيد |
Her ne kadar seninle ergenler gibi dedikodu yapmak istesem de konuşmamız gereken başka bir konu var. | Open Subtitles | برغم رغبتي للتحدث معك الآن كمراهق إلا أن هناك شيء علينا نقاشة أيضاً |
Her ne kadar seninle ergenler gibi dedikodu yapmak istesem de konuşmamız gereken başka bir konu var. | Open Subtitles | برغم رغبتي للتحدث معك الآن كمراهق إلا أن هناك شيء علينا نقاشة أيضاً |
Hayır, ergen gibi davranıyor. | Open Subtitles | لا انه يتصرف كمراهق |
Alıngan bir ergen gibi. | Open Subtitles | انه كمراهق ثائر |
Tanrım, şu anda tam bir ergen gibi davranıyorsun, Glen. | Open Subtitles | رباه، أنت تبدو الآن كمراهق سخيف يا (جلين) |
Bunalımlı bir ergen gibi davranmayı bırak ve Paris'e dön. | Open Subtitles | توقف عن التصرف كمراهق و عد الى " باريس " . |
Harlan'ın babasını oynuyorsun ve bir ergen gibi görünüyorsun. | Open Subtitles | أنتَ تلعب دور والد (هارلان) وتبدو كمراهق. |
Basit bir ergen gibi davranamazsın. | Open Subtitles | لاتستطيع التصرف كمراهق |
Dr. Sweets, Gençken seviyormuş. | Open Subtitles | إن د. (سويتس) صاحبكم أحبها كمراهق |
Gençken. | Open Subtitles | كمراهق |