| Sadece burası huzurluydu demek istedim. | Open Subtitles | بالتأكيد لا كنت أعني أن الأوضاع كانت هادئة هنا |
| Kırmızı lamborjini derken mavi ferrari demek istedim. | Open Subtitles | أقلت لمبرقيني حمراء، كنت أعني الفراري الزرقاء |
| Sana ilişkimizin yürümeyeceğini anlattığımda ciddiydim. | Open Subtitles | وعندما أخبرتك بأن هذا لن ينجح كنت أعني ذالك, وأنا لم أقله براحة |
| Ona sağlıklı bir şey vermenizi kastetmiştim. Meyve suyu gibi. | Open Subtitles | حسنا، كنت أعني أن تعطيه شيئا صحية، مثل الانفجار البرتقال. |
| Hayır. Demek istediğim bu kasabaya bir daha geri dönemez. | Open Subtitles | كلاّ، كنت أعني بأنّه لا يمكنه العودة إلى البلدة .. |
| Yeni Zelanda veya Avustralya'da Gemi Direği'ni oynamamamız gerektiğini demek istemiştim. | Open Subtitles | كنت أعني أنه لا يجب علينا القيام بها في نيوزيلندا أو أستراليا |
| Mesajda yazan her kelimede ciddiyim. | Open Subtitles | كنت أعني كل كلمة بالرسالة. |
| Hayır, hayır. Ön tarafı kullanamayız demek istedim. | Open Subtitles | لا، لا، لا كنت أعني لا نستيطع استخدام الباب الأمامي |
| Elbiseden kurtulup eve gitmek istiyorum demek istedim. | Open Subtitles | كنت أعني أني أريد العودة للمنزل وأخلع فستاني |
| Ben yalnızca demek istedim ki, eğer zamanında... | Open Subtitles | أنا فقط كنت أعني أن أقول ...أننا بمرور الزمن |
| - İyi şanslar demek istedim. | Open Subtitles | ببتر العضو؟ لقد كنت أعني حظا سعيدا. |
| İçeride söylediklerimde ciddiydim. Yanlış tercih yaptım. | Open Subtitles | كنت أعني ما قلته هناك، قمت بالإختيار الخاطئ. |
| - Sana ofise, çalışma grubuna katılmak dışında dönmemen gerektiğini söylemiştim ve bunda ciddiydim. | Open Subtitles | لقد اخبرتك بأن لا تعودي إلا هذا المكتب إلا إن كان بخصوص المجموعة الدراسية و كنت أعني ذلك |
| Hayır, dediklerimde ciddiydim. | Open Subtitles | لا، كنت أعني ما قلته، وصولا إلى النقطة حيث اكتشفت |
| Ona sağlıklı bir şey vermenizi kastetmiştim. Meyve suyu gibi. | Open Subtitles | حسنا، كنت أعني أن تعطيه شيئا صحية، مثل الانفجار البرتقال. |
| Çok ilginç ama kulübümün buldozerlerle yıkılmasının önüne geçmeyi kastetmiştim. | Open Subtitles | التثبيت، ولكن كنت أعني ما لقد وصلنا إلى منع فريقي من يجري تجريف إلى سينابون؟ |
| Çok ilginç ama kulübümün buldozerlerle yıkılmasının önüne geçmeyi kastetmiştim. | Open Subtitles | التثبيت، ولكن كنت أعني ما الذي حصلنا عليه لمنع فريقي من يجري تجريف إلى سينابون؟ |
| Hayır, Demek istediğim, statünüzün aynı olmadığı. | Open Subtitles | -لا . كنت أعني ، بأنني ظننتُ بأنكِ متزنة جداً. |
| Ben ölü sayılırlar derken Demek istediğim... | Open Subtitles | عندما قلت, تعتبرون أمواتا ...كنت أعني كأكثر |
| O adamla ve kız arkadaşıyla arkadaş olma konusunda demek istemiştim. | Open Subtitles | كنت أعني كونك صديقة للرجل وصديقته |
| Ve, bayan Hagstrom, ben "Meteor" demek istemiştim. | Open Subtitles | سيدة هاجستروم ، كنت أعني , متيور |
| Hayır, ciddiyim. | Open Subtitles | كلا,كنت أعني ذلك |