| Güneydoğu Asya'da görev yapmak isterdim. Yemekleri için. | Open Subtitles | كنت سأطلب نقلي إلى جنوب شرق آسيا، بسبب جودة الطعام |
| Kalmanı isterdim ama biliyorum ki kaderinde yazılı çok büyük bir görev ve sana ihtiyacı olan başka insanlar var. | Open Subtitles | كنت سأطلب منك البقاء, لكني اعرف ان لديك مصير اعظم. وأناس اخرون يحتاجون لك. |
| Zaten siz sormasanız ben soracaktım. | Open Subtitles | يسعدني ذلك.. لو لم تطلب مني كنت سأطلب أنا ذلك |
| Bu yüzden, acaba burada... kalabilir miyim diyecektim. | Open Subtitles | لذا كنت سأطلب منك إذا كان بوسعي البقاء هنا |
| Bu kadar hassas olduğunu bilseydim, şair olmanı söylerdim. | Open Subtitles | لو كنت اعرف أنكِ حساسة لهذه الدرجة، كنت سأطلب منكِ أن تكتبي شعراً. |
| Aslında, ben de senden bir iyilik rica edecektim. | Open Subtitles | أتعرف، في الحقيقة، لقد كنت سأطلب منك معروفاً أيضاً |
| Aslında tişört yaptıracaktım ama bu sefer bedenleri tahmin etmek zorunda kalacaktım. İncinecektiniz falan, gereksiz. | Open Subtitles | كنت سأطلب أقمصة ، لكن وقتها سيجب أن أحصل على المقاسات ، ومشاعر بعضكم قد تتأذى ، إنها فوضى |
| Pekala, seni yemeğe çağıracaktım ama sanırım iyi bir ikili olmayız. | Open Subtitles | حسنا, كنت سأطلب منك أن تشاركني العشاء في النادي ولكني لا أعتقد أنك ستكون رفيقا جيدا |
| Biliyorum. Eğer o kadar önemli olmasaydı bunu senden istemezdim. | Open Subtitles | أعرف، وما كنت سأطلب لو لم يكن ذلك مهماً |
| Bilseydim köpek isterdim. | Open Subtitles | لو كنت أعلم ، كنت سأطلب كلب بدلاً من ذلك. |
| Tamam Emilly, normalde iznini isterdim ama beni duyamıyorsun. | Open Subtitles | حسنا , إيملي , في العادة كنت سأطلب إذنك لكنك لا تسمعينني |
| İşleri daha kötüye getirmese istifanı isterdim. | Open Subtitles | كنت سأطلب منك أن تستقيل إن لم يكن ذلك ليزيد الأمور سوء. |
| Bize katılmanızı isterdim ama gördüğünüz gibi hiç yer yok. | Open Subtitles | كنت سأطلب مِنك الإنضمام ,لنا, لكن كما ترى لا يوجد حيز |
| İhtiyar Horatio'ya da soracaktım, ama korkarım ki, iyi değilmiş. | Open Subtitles | كنت سأطلب من هوراشيو البدء، ولكنه غائب عن الوعي، كما يبدو. |
| Sana biraz su verir misin diye soracaktım ama şimdi bunu düşündüğüm için kendimi suçlu hissettim. | Open Subtitles | كنت سأطلب منك قدح ماء ولكن الآن أشعر بالذنب. |
| Almayacaktım, sadece kalkarken kapat diyecektim. | Open Subtitles | لم أكن سآخذه منك كنت سأطلب منك إطفاءه قبل الإقلاع |
| Markete gidiyorsan akşam yemeği için bir şeyler alırsın diyecektim. | Open Subtitles | مرحباً ان كنت اعلم انك ستذهب للمتجر كنت سأطلب منك ان تجلب بعض الاشياء للعشاء |
| - Elimden gelseydi bunu daha kibarca söylerdim. | Open Subtitles | كنت سأطلب هذا بلطف أكثر إن إستطعت - اذاً سأكون قائدك الثانى - |
| Ona çıkma teklif edecektim... Yani benden hoşlanıyor gibiydi. | Open Subtitles | لقد كنت سأطلب منها الخروج في موعد, أعني، |
| Aslında tişört yaptıracaktım ama bu sefer bedenleri tahmin etmek zorunda kalacaktım. İncinecektiniz falan, gereksiz. | Open Subtitles | كنت سأطلب أقمصة ، لكن وقتها سيجب أن أحصل على المقاسات ، ومشاعر بعضكم قد تتأذى ، إنها فوضى |