| Yaşlı, zengin bir adamla çıkıyorum ve doğum kontrolü konusunda yalan söylüyorum. | Open Subtitles | أنا اتواعد مع رجل كهل غني وقد كذبت عليه بخصوص مكان ولادتي |
| - Isak amca - Isak amca Yaşlı keçinin teki. Alexander'ın ziyaretini bilmesinin lüzumu yok. | Open Subtitles | العم أسحاق كهل ولا يجب أن يعلم عن هذه الزياره |
| Hayatta başınıza ne gelirse gelsin, ne kadar genç ya da Yaşlı olduğunuzu düşünüyor olursanız olun; | Open Subtitles | بصرف النظر عما حصل لك في حياتك بصرف النظر كم تظن أنك كهل أم صغير في اللحظة التي تبدأ بالتفكير الصحيح |
| - Bu kadar Yaşlandım mı? | Open Subtitles | ـ هل أنّي كهل لهذه الدرجة؟ |
| O ne şeker bir pire torbasıymış öyle. | Open Subtitles | طائر كهل لطيف الذي تمتطيه |
| Dün gece Yaşlı bir adam geç saatte eve gelen oğlunu vurdu. | Open Subtitles | البارحة، قتل رجل كهل ابنه عندما عاد متأخراً للبيت |
| Normalde bu cümleyi erkek gibi olan veya Yaşlı birileri üzerinde kullanırdım. | Open Subtitles | وانا عادتاً استعمل تلك العبارة لشخص رجل أو كهل |
| Gözleri güneşte oturan Yaşlı öküzünkine benziyor. | Open Subtitles | لديه عيون تشبه عيون ثور كهل جالس في الشمس |
| Bazen Yaşlı köpeğe yeni numaralar öğretmek zaman alır. | Open Subtitles | أحيانًا يتطلب الأمر كهل لتعليمكن خدع جديدة |
| - Biraz Yaşlı ama. - Yaşlı, evet. | Open Subtitles | ـ بالنسبة لكونك كـَهلاً ـ كهل .. |
| Ben kırık sesli, Yaşlı bir adamım... ama hikaye hala küllerinden doğuyor... ve yavaşça açılan ağızdan... hem güçlü, hem de açık şekilde tekrar ediyor. | Open Subtitles | إنني رجل كهل بصوت خافت ولكن القصة لا زالت تنبثق من الأعماق... والفم الذي يكاد لا يفتح... |
| Yaşlı bir ihtiyarın sözlerinden fazlası olarak düşünmeyin. | Open Subtitles | فكر بهذا على أنه لا شيء سوى تذمر كهل |
| - Yaşlı, şeker hastası ve yüksek tansiyonu var. | Open Subtitles | إنه كهل مصاب بالسكري وارتفاع ضغط الدم |
| Yaşlı, Koreli bir arkadaşın olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أعرف أن لديك صديق كوري كهل |
| Yaşlı büyük bir ahtopot gibi olamazsam ben hiçbir şeyim. | Open Subtitles | ـ أنّي لست سوى أخطبوط كهل كبير ـ أخطبوط |
| Eksileri, kendisi de beyaz ırktan orta Yaşlı biri iç açıcı biri değil, hayal gücü yok ve Ulusal Tüfek Birliği'nin kadim dostu. | Open Subtitles | أما عن عيوبه، فهو مجرد كهل أبيض آخر أبله، ضعيف الخيال، وأيضًا له علاقة صداقة وطيدة مع "رابطة البندقية الأمريكية" |
| Yaşlı, beyaz saçlı bir adam ayağa kalkıyor. | TED | يقف رجل كهل ذو شعر أبيض. |
| O ne şeker bir pire torbasıymış öyle. | Open Subtitles | طائر كهل لطيف الذي تمتطيه |