| Bu özel hafta sonunuzda sizi rahatsız etmemek için elimden geleni yapacağım. | Open Subtitles | سأفعل ما بوسعي كي لا اتدخل في عطلتكم المميزه |
| Dergileri çocuklarımı ihmal etmemek için ortadan kaldırıyorum. | Open Subtitles | المجلات يجب ان تختفي كي لا اتجاهل اطفالي |
| Bir adam bir kadına aşık olursa ve ona abayı yakarsa, bir daha olmaması için ne yapar? | Open Subtitles | إن أغرم رجل بامرأة واحترقت أصابعه فماذا يفعل كي لا تتكرر هذه التجربة؟ |
| Ben de parçası olduğum soruşturmada etkisi olmasın diye borcumu ödedim. | Open Subtitles | وأنا دفعت له ذلك المال كي لا يكون له أي سلطة |
| Doktorlar ve hemşireler de olacak, sizi y.raklar böylece hemen ölmeyeceksiniz. | Open Subtitles | مع الأطباء و الممرضات كي لا تموتوا علي مبكرا أيها الملاعين |
| Cadılar onu aramaya çalışın olmaz bu yüzden öldü korku yapmak için. | Open Subtitles | أن نجعل الساحرات تخاف أن يموت كي لا يحاولوا أن يبحثوا عنه |
| Bay Kaplumbağa için kavanoza ihtiyacım var, Bu sayede otobüste onun için bir koltuk ayırtmama gerek kalmaz. | Open Subtitles | أحتاج الى المرطبان للسيد سلحفاة كي لا أبتاع له مقعداً على متن الحافلة |
| Kovulmamak adına daha fazla satış yapmak için bu son şansım. | Open Subtitles | أعمل نوبة مضاعفة إنها فرصتي الأخيرة للقيام بمبيعات كي لا أُطرد |
| Neden? Kısaca karımla işbirliği yapmak zorunda kalmamak için. | TED | لماذا؟ كي لا أضطر إلى التعاون مع زوجتي تحديداً. |
| ...ve bunun olmasını engellemek için elinden geleni yapman gerektiğini anlıyorsun. | Open Subtitles | تدرك بأنك ستفعل المستحيل كي لا ترى هذا المكان يحترق مرة أخرى |
| Dolly Parton'un açıkça Tansy'ye... dönmek istediğini... kabul etmemek için kör ve sağır olmamız gerekli. | Open Subtitles | انا وانت يجب ان نكن صم وعمي كي لا نوافق انه من الواضح ان دوللي بارتون تريد العودة لتانسي |
| Hükümet altına etmemek için çabalıyor. | Open Subtitles | الحكومة تعمل بجد كي لا يتغوطوا في سراويلهم |
| Komşulardan onları ve eşyalarını dikkatlice gören olmaması için 1017 Troost Caddesine geceleyin taşındılar. | Open Subtitles | إنتقلت العائلة إلي شارع 1017 في ظلام الليل كي لا يُلقي أهالي الحيّ نظرة فاحصة عليهم أو على حاجياتهم |
| Tekrar pıhtılaşma olmaması için nasıl kan alacağını gösterir. | Open Subtitles | سيخبرك كيف تسحب كمية من الدم كي لا يتجلط ثانيةً |
| Bana inanmayacaksın biliyorum ama bunun olmaması için her şeyimi verirdim. | Open Subtitles | أعرفأنكلا تصدقني, لكنني أود فعل أيّ شئ كي لا أضطر لفعل هذا |
| Bir daha olmasın diye, neler olduğunu öğrenmek istedim. | Open Subtitles | كلا لقد أردت معرفة ما حدث فقط كي لا يحدث ثانيةً |
| Yalan söylediğin belli olmasın diye bir gelinlik bulmalıyız. | Open Subtitles | الآن يجب أن نجد فستان زفاق حقيقي . كي لا يظهر الأمر كأنك تكذبين |
| Bebek mendillerini ılık tutuyor, böylece nazik popoları üşümüyor ve zedelenmiyor. | Open Subtitles | إنه يبقيّ مسحات الطفل دافئة كي لا تبرد مؤخرة الطفل وتتجعد |
| O yüzden senin gibi kahpelerin bizi işimizden alıkoymasına müsaade edemeyiz. | Open Subtitles | نعم و لهذا لا نحضر العاهرات مثلك كي لا يضيعوا وقتنا |
| Çekmecede saklı tuttuğunu söyledi, Bu sayede bulamayacaktım. | Open Subtitles | أخبرتني بأنها احتفظت به مخبئاً بداخل الدرج كي لا أجده |
| Başı daha fazla derde girmesin diye suçlama yapmak istemedi. | Open Subtitles | لم ترد توجيه اليه الإتهام كي لا تدخله في مشاكل |
| Randevumuza geç kalmamak için bitiremediğim bir cümle. | Open Subtitles | مع جملة غير منتهية كي لا اتأخر عن موعدنا الغرامي |
| Bunu değiştirmek için yapabileceğin bir şey yok ama daha kötü olmasını engellemek için yapabileceğin bir şey var. | Open Subtitles | ليس بإمكانك تغيير ذلك لكنّ بإمكانك القيامَ بشيءٍ واحدٍ كي لا يزيد سوءاً |