Ve bunların hepsini, bir kadın için yaptın. | Open Subtitles | وأعتقد أنك فعلت ذلك, من بين كل الأشياء, لأجل امرأة |
Sen bir kadın için hiçbir şeyinden vazgeçemezsin ama ben her şeyimden vazgeçerim. | Open Subtitles | لا يمكنك التنازل عن اي شيء لأجل امرأة ولكنني استطيع التنازل عن كل شيء لأجلها |
O para tüm dünyada terörü finanse etmek için kullanılıyor ve bir kadın için bunların olmasına izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | هذا المال يمول العمليات الارهابية في جميع انحاء العالم، ولن أسمح لهذا بالحدوث لأجل امرأة واحدة |
Başka bir kadın uğruna karımı terk etmeyi düşünüyorum. | Open Subtitles | أفكر في ترك زوجتي لأجل امرأة أخرى |
Kardeşlerine bir kadın uğruna ihanet ettiğini bilecekler. | Open Subtitles | سيعلمون أنّك خُنت أخوتك لأجل امرأة |
Seni gerçekte var olmayan bir kadın yüzünden terk ettim. | Open Subtitles | . تركتكِ لأجل امرأة لاوجود لها |
Başka biri en iyi arkadaşını bir kadın için aldatıyor. | Open Subtitles | هنالك من يخون أعز إصدقائه لأجل امرأة |
bir kadın için Amerika'ya kaçtım çünkü aşık olduğumu sanıyordum. | Open Subtitles | ...أنا هربت لأمريكا لأجل امرأة لأنني ظننتني أحبها |
Tanımadığın bir kadın için görevi tehlikeye atmak istiyorsun öyle mi? | Open Subtitles | -تخاطر بالمهمة لأجل امرأة بالكاد تعرفها؟ |
Adam seni, başka bir kadın için terk etti. | Open Subtitles | لقد هجركِ لأجل امرأة أخرى |
Ve o zaman, hepsinden sonra bize yaşattığı her şeyden sonra annemi bir de başka bir kadın için terk etmek? | Open Subtitles | ومن ثمّ، بعد كلّ ذلك، بعد كلّ ما جعلنا نمرّ به، يهجر أمّي لأجل امرأة أخرى؟ ! |
Hem de bir kadın için. Nerede peki şimdi? | Open Subtitles | لأجل امرأة وأين هي الآن؟ |
Kendin için, bir kadın için. | Open Subtitles | {\pos(190,210)}.بل لنفسك، لأجل امرأة |
Öldürülen bir kadın yüzünden soruyorum. | Open Subtitles | أنا أطلب منك لأجل امرأة قتلت |
Ama Andrew sen olduğunu düşündüğü kadın yüzünden vuruluyor. | Open Subtitles | لكن (أندرو) أصيب برصاصة لأجل امرأة يعتقد أنّها أنتِ. |