Sadece desteğiniz ve geçen ayki seminer için teşekkür etmek için aramıştım. | Open Subtitles | نعم، سيدي اتصلت فقط لأشكرك كثيراً على دعمك لنا بندوة الشهر الماضي |
Bu güzel fabrika ziyaretine teşekkür etmek için buna yeniden başlayabilirim. | Open Subtitles | إننى أفكر فى أن أفعل ذلك مرة أخرى لأشكرك لأنك قد جعلت من زيارة المصنع هذا النوع من الإحتفال |
Aziz Bakire, o benimle evlenseydi hergün buraya size teşekkür etmeye gelirdim... | Open Subtitles | مريم المقدسة، لو تَزَوجني، سوف آتي إليكِ كل يوم علي قدمي لأشكرك |
Sana teşekkür etmeye geldim... bu sabah bana yardım etmeye çalıştığın için. | Open Subtitles | لقد أتيتُ لأشكرك على محاولتك مساعدتي هذا الصباح |
Bütün bu kargaşa içinde, sana teşekkür etme fırsatını bulamadım. | Open Subtitles | مع كل الجنون الذي حدث لم أحصل على فرصة لأشكرك |
Gönderdiğiniz içme suları için sana ve tüm Chicago şehrine teşekkür etmek için aradım. | Open Subtitles | ؟ أود الإتصـال لأشكرك أنت ومدينـة شيكاغو على علــب المـاء الذي أرسلتهــا |
Sana teşekkür etmek için uygun bir yol bulmaya çalıştım. | Open Subtitles | حاولت ان أحصل على طريقّة مناسبة لأشكرك بها |
Bana olan kibarlığından dolayı sana... teşekkür etmek için bir şey vermeye çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أحاول تقديم شيئًا لك فحسب لأشكرك على مدى تصرفك بلطف تجاهي |
Size, inanılmaz derecede cömert bağışınızdan dolayı teşekkür etmek için şahsen ulaşmak istedim. | Open Subtitles | أنا قفط أردت أنأصلإليكشخصياً.. لأشكرك على تبرعك السخي |
Size, inanılmaz derecede cömert bağışınızdan dolayı teşekkür etmek için şahsen ulaşmak istedim. | Open Subtitles | لقد أردت أن أصل إليك شخصياً لأشكرك على تبرعك الرائع السخي |
Dün gece Amarant ile ilgili yardımlarına teşekkür etmek için aradım ve telefonu bir adam açtı. | Open Subtitles | هاتفتك أمس لأشكرك على مساعدتي في موضوع أمارانت حينها رد عليّ شاب ما |
Geçen sefer, adam akıllı teşekkür etmeye fırsatım olmadı. | Open Subtitles | لم أحصل علي فرصة لأشكرك . في المرة السابقة |
Bana ayarladığın iş görüşmesi için teşekkür etmeye gelmiştim. | Open Subtitles | أردت أن أتى لأشكرك على إتاحة الفرصه لى للقيام بالمقابله من أجل الحصول على تلك الوظيفه |
Harika görünüyorsun. Bana ayarladığın iş görüşmesi için teşekkür etmeye gelmiştim. | Open Subtitles | أردت أن أتى لأشكرك على إتاحة الفرصة لي للقيام بالمقابلة من أجل الحصول على تلك الوظيفة |
Şey için geldim... Bana burada dost eli uzattığın için teşekkür etmeye. | Open Subtitles | لقد جئت إلى هنا فحسب لأشكرك ..أنك منحتني يداً هنا |
Buraya teşekkür etmeye ve eğer kafanı falan koparmaya çalıştıysam özür dilemeye geldim. | Open Subtitles | أتيت فقط لأشكرك... وأعتذر إن حاولت أن أن أعضّ رقبتك أو ما شابه. |
Yatmadan önce o silahlı olaydan sonra benimle tekrar, bağlantıya geçtiğin için sana teşekkür etme fırsatı bulamadım. | Open Subtitles | لم تتسنى لى الفرصة لأشكرك قبل أن آتى لك هنا لاتصالك بى بعد موضوع إطلاق النار ذلك |
Randevum bir takım nedenlerden ötürü erken bitti ve iç çamaşarı için sana teşekkür etmek amacıyla bir içki ısmarlamak istiyorum, ilginçtir ama tam da bedenime uydu. | Open Subtitles | أنتهي موعدي باكراً لأسباب راقية .. و.. أنا في ذاك المكان وأريد أن أشتري لك شراباً لأشكرك علي شراءك اللباس الداخلي ليّ |
Hanımefendi, bu vesile ile, İmparator adına, size teşekkür etmek istiyorum. | Open Subtitles | سيدتي أود أن أغتنم هذه الفرصة لأشكرك نيابة عن جلالة الملك الامبراطور |
Sana çok fazla teşekkür borçluyum. | Open Subtitles | لدي الكثير لأشكرك عليه |