| Daha sonra doktorunun düzeltmek için, dirseğinden içeriye doğru kestiğini duydum. | Open Subtitles | سمعت لاحقاً أن الدكتور لكي يعالجه اضطر أن يقطع داخل كوعه |
| 17'ye geldiğinde, maça papazı yerine, destenin ortasından bir şey çıktı, -ki bunun daha sonra gerçekten bir sır olduğunu fark edecektim. | TED | وعند 17، بدلاً من ملك البستوني ثمة شيء ظهر بين أوراق اللعب واكتشفت لاحقاً أن ذلك الشيء كان سراً. |
| Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius’un Nairobi’deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri. | TED | وقد علمت لاحقاً أن ذلك كان أول يوم ليوليوس بنيروبي، وهو واحد من الكثير. |
| Ama Büyük Kral, sonra öğrenmiş ki babam, büyülü yakutu kalbi ölen oğlunu iyileştirmek için kullanacakmış. | Open Subtitles | عندما عرف الملك العظيم لاحقاً أن والدي كان بحاجة إلى الزمرد لشفاء قلب ابنه الذي يحتضر |
| Daha sonra da bunun arkasında suç unsurları bulunduğunu ve bu olaya bir organize suç örgütünün karıştığını öğrendik. | Open Subtitles | يتم التبرع بها للإستخدام العام ثم تبيّن لنا لاحقاً أن هناك أنشطة إجرامية وراء الكواليس |
| sonra parayı alamadan... bir uçurumdan düşüp öldü ve arazinin çok zengin olduğu anlaşıldı. | Open Subtitles | ومات بحادث قبل أن يهنأ له بال واتضح لاحقاً أن الأرض كانت غنية بالذهب |
| sonra bir baktım popoma dövme yaptırıyorum. | Open Subtitles | ثم ما تعرفينه لاحقاً أن لدي وشماً على مؤخرتي |
| Ama sonra da genç kızların tatlı şeylere meyilli olduğunu ve bunun pek de kötü bir alışkanlık olmadığını söyledi. | Open Subtitles | لكنه أخبرني لاحقاً أن الفتيات الصبايا يحببن أكل الحلويات وإنها ليست عادة سيئة |
| Daha sonra öğrendim ki Hendersonville'in içine girmesine izin vermiyorlardı. | Open Subtitles | اكتشفت لاحقاً أن هذا لأنهم لم يسمحوا له بالاقامة داخل هندرسنفيل |
| Onları daha sonra istediğimiz zaman getirebiliriz. | Open Subtitles | يمكننا دائماً احظارهم لاحقاً أن احتجناهم. |
| Hepsi birbirini takip etti, sonra da bilirsin kamera. | Open Subtitles | كل شئ يقودك للآخر, وما تكتشفه لاحقاً, أن الأسرار فُضحت. |
| Günün erken saatlerinde bir kızı olduğunu söylemişti ama sonra birbirleriyle görüşmedikleri ortaya çıktı. | Open Subtitles | صباح هذا اليوم قال بأنه له ابنة ولكن اتضح لاحقاً أن علاقتهما منقطعة |
| sonra düşündüm ki, arkasından... .. maskeli iki arkadaşı hemen gelir. | Open Subtitles | ،ما أعرفه لاحقاً أن شخصين آخرين مقنعين أتوا بعجلة |
| Daha sonra farkettim ki bu durum erkeklerin müşterek sosyalleşmesidir, daha bilinen tanımıyla "erkek kutusu" dur. | TED | وقد عرفت لاحقاً أن تنشئة الرجال الإجتماعية المشتركة ، معروفة بصورة أفضل ب "صندوق الرجولة." |
| Ve teknolojiye sahipsiniz fotoğrafı çekilen o kişi daha sonra bilecektir ki onun rızası olmadan bu fotoğraf ses getiren bir yerlere düşmeyecektir. | TED | وبعد ذلك الحصول على التكنلوجيا التي عبرها الشخص الذي يلتقط الصورة ستعرفه لاحقاً أن هذا الشخص طلب الإتصال به قبل أن يذهب هذا لمكان كبير، إذا كنت لا تمانع. |
| Daha sonra İkiz Kralların kayıp oğullarını aradıklarını duydum. | Open Subtitles | وعرفت لاحقاً أن الملكين التوأم كانايبحثانعن الابنالضائع... |
| Daha sonra doğru olmadığını anladın mı? - Söylenti. | Open Subtitles | هل إكتشفتم لاحقاً أن ذلك لم يكن صحيحاً؟ |
| sonra giydiğim bu ağır kostümler kuru temizlendiğinde bu tetraklorür çözeltisini kullandıklarını öğrendik. | Open Subtitles | لقد اكتشفت لاحقاً... أن تلك الملابس الثقيلة التي ألبسها عندما تذهب للتنظيف... كانوا يقومون باستخدام الكلور في تنظيفها |
| Daha sonra Amerika kıtalarının, Avrupa ve Asya'dan depremler ve tufanlar yüzünden koptuğunu yazdı. | Open Subtitles | على جانبي المحيط الأطلسي. كتب لاحقاً أن الأمريكيتين كانتا تتباعدان من أوروبا و أفريقيا بواسطة الهزات الأرضية و الفيضانات. |
| sonra Kopernik çıktı ve öğrendik ki, öyle değilmiş, Dünya, Güneş'in etrafında dönüyormuş, daha sonra da Güneş'in galaksimizdeki birçok güneşten biri olduğunu öğrendik, galaksimizdeki milyarlarca yıldızdan biri. | Open Subtitles | ثم أتى "كوبرنيكوس" واكتشفنا أن الأرض تدور حول الشمس، ثم اكتشفنا لاحقاً أن الشمس هي أحد النجوم الكثيرة في مجرتنا، |