Joanne, ben küçükken, Okula giderken bir Scooby-Doo maskesi takıyordum tam bir ay boyunca... çünkü çirkin olduğumu düşünüyordum. | Open Subtitles | عندما كنت صغيرة في المدرسة كان لدي ماسك لشخصية اسكوبي دو , كنت ارتديه طوال الوقت لاعتقادي اني قبيحة |
Bunu sordum çünkü balayımıza uçakla gitmenin seni korkuttuğunu düşünmeye başladım. | Open Subtitles | اسالك فقط لاعتقادي بان فكرة الطيران في شهر عسلنا تفزعك تفزعني؟ |
Bugün buradayım çünkü hackerlara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum ve aslında, bilgi çağı için aradığımız bağışıklık sistemi onlar olabilirler. | TED | وأنا هنا لاعتقادي بأننا نحتاج للمخترقين، وأنهم في الواقع، قد يُشَكلوا جهاز المناعة في عصر المعلومات. |
Oraya senin için gittim çünkü bunun otelini kurtarabilmenin tek yolu olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | ذهبت هناك لأجلك، لاعتقادي أنها الطريقة الوحيدة لإنقاذ فندقك |
Kendimi Tanrı'nın mucizesi olarak gördüğüm için beni bağışlar mısınız? | Open Subtitles | هل يمكنكم أن تسامحوني لاعتقادي أنني معجزة من الله ؟ |
Bunları yıllarca yedim, çünkü ihtiyacım olduğunu sanıyordum, çünkü bilirsiniz, herkes size der ki eğer sporcuysan beslenmende protein için en azından tavuk ve balık olacak. | Open Subtitles | السمك و الدجاج. كنت ببساطة أتناول تلك الأشياء لسنين. و كنت أتناولها لاعتقادي إنّني بحاجة إليها، |
O dedektifi tuttum çünkü senin gibi düşünmeye çalıştım. | Open Subtitles | لقد وظفت تلك المحققة الخاصة لاعتقادي أنك كنت لتفعل ذلك. |
Bu duyuruyu bugün ben yapmak istedim çünkü bunu bir öğrenciden, ders dışı programların ve kulüplerin | Open Subtitles | طلبت أن أقوم بهذا الإعلان اليوم لاعتقادي أنه سيسركم سماعه من طالبة، |
Burdayım Bayan Lowry, çünkü High Star'ın, eşinizin ölümüyle ilgili gerçeği sakladığına inanıyorum. | Open Subtitles | أتيت يا سيدة (لاوري) لاعتقادي باحتمالية تستّر (هاي ستار) على حقيقة موت زوجك. |
Bu hasarın gerçekten iki büyük hayvan tarafından yapıldığına inanmak için nedenlerim var. | Open Subtitles | لدي سبب لاعتقادي أن سبب هذه الأضرار كان بسبب حيوانان ضخمان حقيقة |