Onu yakaladığımda, o iblis tuzağından çıkmasına izin verdiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | أتعلمين، لا أصدق أنني تركته ينجو من الكرات البلورية عندما اصطدته |
Çok utandım, buna izin verdiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | هذا محرج جداً، لا أصدق أنني سمحت له بهذا |
Ben bile bu kadar aptalca bir şey yaptığıma inanmıyorum. | Open Subtitles | إنني حتى لا أصدق أنني فعلت شيئاً بهذه الحماقة |
Sırf krem peynirli sandviçinin yarısını verdin diye seninle okulu kırmayı kabul ettiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني وافقت على الهروب معك فقط لأنك أعطيتني نصف شطيرتك. |
Bir taksiye denk geldiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني عثرت على سيارة أجرة |
Şu Cumartesi günü bu çukura tıkılıp kaldığıma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني عالق في هذا المأزق يوم السبت |
Bunu söylediğime gerçekten inanamıyorum ama Honor St.Raven, El Gato'nun DNA'sını nasıl ele geçirdi? | Open Subtitles | لا أصدق أنني أقول هذا, لكن كيف حصلت ساينت ريفن على الحمض النووي لـ إل غاتو؟ |
Trav ve Laurie'ye aşırı tepki verdiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني بالغت بردة فعلي على لاوري وتراف |
Üçünüzün benimle burada... konuşmanıza izin verdiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني فعلتها إنني مع ثلاثة |
Onu burnumun dibinden almasına izin verdiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | . لا أصدق أنني تركتها تأخذه أمامي |
Bebeğimizi kucağına almasına izin verdiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني سمحت له بحمل طفلنا |
Kaçmasına izin verdiğime inanamıyorum. Cain haklıydı. Fırsatım varken öldürmeliydim. | Open Subtitles | لا أصدق أنني تركته يفلت, (كاين) على حق يجب أن أقتله , عندما كانت لدي الفرصة |
Bir hayalet için bu soruyu sorduğuma inanmıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني أسأل هذا بشأن شبح |
Kendimi bu işe karıştırdığıma inanmıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني سمحت لنفسي بالمضي في هذا |
O adam için saklandığım yerden çıktığıma inanmıyorum | Open Subtitles | لا أصدق أنني أعترفت من أجل هذا الشاب |
Bunu yapmayı kabul ettiğime inanamıyorum! | Open Subtitles | لا أصدق أنني وافقت يوماً على فعل هذا |
Bu duvar kağıdından şüphe ettiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني شككت بهذه الخلفية |
Yine aynı noktaya geldiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني عدت لهذا ثانيةً |
Tekrar oltaya geldiğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني خُدِعت ثانيةً. |
İşsiz kaldığıma inanamıyorum! O senin mi? | Open Subtitles | لا أصدق أنني خارج المهنة - هل حتى هذا يخصكي؟ |
Bu delikte hayatta kaldığıma inanamıyorum. | Open Subtitles | أكاد لا أصدق أنني نجوت ...من الحفر مع مرور الوقت |
Bunu söyleyeceğime gerçekten inanamıyorum, ama onunla aynı fikirdeyim. | Open Subtitles | لا أصدق أنني سأقول هذا ولكنني أتفقُ معه |
Bunu söylediğime gerçekten inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنني أقول هذا |