| Farkettim ki herkes, o sese nasıl tepki vereceğini biliyordu. | Open Subtitles | لا حظت أن كل شخص عرف بالضبط كيف يرد على هذا الصوت |
| Sadece iki bingo kartımızın olduğunu Farkettim... ama diğer bütün yaşlı morukların hepsinde neredeyse 10 tane var. | Open Subtitles | لا حظت أن لدينا فقط بطاقتين رهان ولكن جميع الأخرين المدنيين يحبون عشرة |
| Fotoğraf makinanızı fark ettim. - Resimleri de siz mi çekiyorsunuz? | Open Subtitles | لا حظت آلتك للتصوير، تلتقط الصور، أيضاً؟ |
| fark ettim. Karnını içine çekmekten vazgeç. | Open Subtitles | لا حظت , يمكنك التوقف عن التألم بما فى معدتك |
| Tüm bu zaman, onda herhangi bir şey fark ettiniz mi... garip bir şey, sıra dışı? | Open Subtitles | طوال هذه المدة هل لا حظت عليه شيئا ما غريبا عنه |
| Tüm bu zaman, onda herhangi bir şey fark ettiniz mi... garip bir şey, sıra dışı? | Open Subtitles | طوال هذه المدة هل لا حظت عليه شيئا ما غريبا عنه |
| Nasıl çalışıyorlar... Ciğierime çekiyorum ve hava veriyorlar, Farkettim. | Open Subtitles | أما عن كيفية عملها ، فقد لا حظت ... أنني أقوم بالشهيق والزفير |
| Şey, yani, son zamanlarda Farkettim de, bütün... | Open Subtitles | أنا لا حظت أنك مئخرا منت مهتم بمجلة جت |
| Partide olmadığınızı Farkettim o yüzden düşündüm de.. | Open Subtitles | لقد لا حظت إنك لست في ألحزب لذا أعتقد |
| Farkettim. | Open Subtitles | لا حظت هذا |
| Antidepresanlarını kullanmadığını fark ettim. | Open Subtitles | لا حظت أنك لم تكن تتناول مضاد الاكتئاب خاصّتك. |
| Bunu, geçmişteki hatalarımdan kaçmak için bir destek olarak kullandığımı fark ettim ve sizi temin ederim hayatımın nasıl olması gerektiğini anlayana dek daha az yıpratıcı bir hayat sürdürüeceğim.. | Open Subtitles | أعرف لقد لا حظت بأنني أستخدمه ليدعمني لأختبئ من أخطاء الماضي و أؤكد لكم بأنني عازمة على الحياة |
| Gaius'un çalışmalarını incelerken size dağ tütünü verdiğini fark ettim. | Open Subtitles | عند مراجعتي لعمل غايوس, لا حظت أنه يصف لك دواء من زهرة العطاس. |
| Ayrıca 15. sayfada beni tuvalete atıp sifonu çektiğinizi fark ettim. | Open Subtitles | و أيضاً لا حظت أنه في الصفحة الـ 15 يتم رميي في المرحاض |
| Geçenlerde fark ettim hepimiz yaşlanırken, siz gençleşiyorsunuz. | Open Subtitles | لا حظت مؤخراً بأنه بينما نحن نكبر بالسن، يبدو أنك تصغير به. |
| Ama cinayetin olduğu gece, kulüpte çekilen hiç bir fotoğrafta olmadığını fark ettim. | Open Subtitles | و لكني لا حظت بأنها لم تكن في أي من الصور المنشورة للنادي من ليلة جريمة القتل |
| Son zamanlarda evinizin etrafında herhangi bir şüpheli etkinlik fark ettiniz mi? | Open Subtitles | هل لا حظت اي نشاط مشبوه في الآونة الأخيرة حول منزلك؟ |
| Bayan Turner, bu gizli dersler boyunca kafası karışık mıydı, fark ettiniz mi? | Open Subtitles | (أثناء هذه الدروس السريّة يا سيدة(تونر هل لا حظت بأنه يمر بصراع داخلي؟ |