"لا يفلح" - Translation from Arabic to Turkish

    • işe yaramıyor
        
    • işe yaramaz
        
    • işe yaramadığında
        
    • yaramadı
        
    • pek işe yaramayabilir
        
    Duyuyorum ve kulaklarımı kapıyorum ama işe yaramıyor. Open Subtitles ويمكننى سماعها وأحاول منع الصوت بواسطة يدى لكن الأمر لا يفلح.
    Üzüleceksin! Bir dakika, o söyledikten sonra işe yaramıyor! Open Subtitles ستأسف على هذا أنتظر, هذا لا يفلح بعد قوله
    Ama hiç bir zaman işe yaramıyor. Open Subtitles أنت تعلم,أنهم دائما ما يحاولوا أن يخدعوك ولكن هذا لا يفلح أبدا
    Dalga geçiyorsun herhalde. Bu artık bende işe yaramaz. Open Subtitles من المؤكد أنكِ تمزحين معي هذا لا يفلح معي بعد الآن
    Ona, hançerle seni çağırmasını söyleyebilirim. Ve işe yaramadığında da... Open Subtitles يمكن أنْ أطلب منها استدعاءك بالخنجر وعندما لا يفلح ذلك...
    Bazen işi yaramadı ama yaradığında... Open Subtitles احيانا لا يفلح الامر ولكن ما ان يفلح... ...
    Bu pek işe yaramayabilir. Open Subtitles قد لا يفلح ذلك
    ! Tıbbi Ninjutsu'm işe yaramıyor! Open Subtitles إنّ النينجيتسو الطبي الخاص بي لا يفلح معه
    Bu bir güven inşa etme denemesiyse, işe yaramıyor. Open Subtitles إن كان هذا تدريب لبناء الثقة، فهو لا يفلح
    Ne yapmaya çalışıyorsun bilmiyorum ama işe yaramıyor. Open Subtitles لا أعرف ما الذي تحاولين القيام به لكنه لا يفلح
    Bu bir güven inşa etme denemesiyse, işe yaramıyor. Open Subtitles إن كان هذا تدريب لبناء الثقة، فهو لا يفلح
    Bak, demem o ki şu anda elindeki çözüm belli ki işe yaramıyor. Open Subtitles اسمع، ما أقصده هو أن أسلوبك الحالي لا يفلح على الإطلاق.
    Ama bazen işe yaramıyor, değil mi? Open Subtitles حسنا، أحيانا لا يفلح الأمر، أليس كذلك؟
    Tedavin işe yaramıyor, çünkü MS değil! Open Subtitles العلاج لا يفلح لأنه ليس تصلب أنسجة
    Tedavin işe yaramıyor, çünkü MS değil! Open Subtitles العلاج لا يفلح لأنه ليس تصلب أنسجة
    Ama buna rağmen, Bazen işe yaramıyor. Open Subtitles ومع ذلك، أحياناً لا يفلح الأمر
    İşe yaramıyor. Açımızı değiştirmemiz gerek. Open Subtitles الأمر لا يفلح يجب أن نغير الزوايا
    Bahse girerim ağzından çıkanlarla grup evinde çok dikkat çekmişsindir, ama burada işe yaramaz. Open Subtitles أراهن أنّ هذا الفم استرعى انتباهاً كبيراً في دار الرعاية لكنّ هذا لا يفلح هنا
    Bu mümkün değil. İşe yaramaz. TED وهذا ليس بممكن. لا يفلح مطلقاً.
    Özel masaj ya da sonrasında dans etmemi falan istediğini biliyorum. Beni etkilemeye çalışma, işe yaramaz. Open Subtitles ... أعلم إنّك تريد تدليك خاص أو ما شابة .أو رقص لاحقاً، لا تحاول أغرائي، إنه لا يفلح
    Ona, hançerle seni çağırmasını söyleyebilirim. Ve işe yaramadığında da... Open Subtitles يمكن أنْ أطلب منها استدعاءك بالخنجر وعندما لا يفلح ذلك...
    - Peki bu işe yaramadığında? Open Subtitles -و عندما لا يفلح هذا؟
    Ama işe yaramadı. Open Subtitles عدا أن الأمر لا يفلح
    Bu pek işe yaramayabilir. Open Subtitles قد لا يفلح ذلك

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more