| Sen gül bakalım. Bekle ve gör. Belki birkaç gün sonra böyle rahat gülemezsin. | Open Subtitles | إستمرى بالسخرية , إنتظرى لتري لن تسخرى بهذه الشدة بعد بضعة أيام |
| Yastığa vur. gör kendini nasıl hissedeceksin. | Open Subtitles | فقط تضرب الوسادة جرب لتري شعورك ماذا سيكون |
| Buraya kadar tüm yolu sadece hayalimdeki Manhattan'ı görmek için gelmedin. | Open Subtitles | حسناً انت لم تاتي هنا فقط لتري حلمي عن منهاتن |
| Dağıtıcıda seni her zaman bir bahaneyle görmeye gelen deli kadınım ben. | Open Subtitles | تلك السيدة المهووسة التي تختلق الأعذار لتأتي إلى محطة البنزين لتري لأي مدي بلغت |
| Bu kitapta iyi iblislerin bir kısmı var. Bak bakalım, seninki burada mı? | Open Subtitles | بعض الشياطين موجودون في هذا الكتاب أنظر فيه لتري إذا كان موجود به |
| Lois, gel de babanın verdiği parayla ne yaptım gör. | Open Subtitles | لويس , تعالي لتري ماذا فعلتُ بالمال الذي اعطاه إياي والدك؟ |
| Sadece bekle ve partiyi nasıl ateşlediğini gör, tamam mı? | Open Subtitles | فقط إنتظري لتري كيف يجعل هذا الحفل صاخباً حسناً |
| En azından icadının, beni nasıl Tanrı yapacağını gör! | Open Subtitles | إنتظر لتري إختراعك الذي سيجعلني أشعر بالعظمة |
| Suçluluk duygusu mu yoksa ne kadar zavallı halde olduğumu görmek için mi? | Open Subtitles | شعرتي بالذنب أو جئتِ هنا لتري كيف أعيش بشكل سيء؟ |
| Artık bir yetişkin oldun, geriye bakıp ne kadar yol katettiğini görmek isteyeceğini düşündüm. | Open Subtitles | الآن و أنت رجل بالغ ظننت أنك قد تريد أن تنظر للخلف لتري كيف أصبحت |
| Ben konuşurken, nerede sorun olduğunu görmek için beyin faaliyetlerime bakacaksınız. | Open Subtitles | وبينما أتكلّم، ستراقبين نشاطي الدّماغي لتري موضع الخلل |
| Tara'yı görmeye gitmeyecek miydin? - Gördüm. Kesinlikle gördüm. | Open Subtitles | أعتقدت أنكِ ذاهبة لتري تارا أراها , لقد رأيتها تماماً |
| Keith! Merhaba. En sonunda yeğeninin oyununu görmeye geldin, öyle mi, abi? | Open Subtitles | كيث , مرحبا , اخيرا أتيت لتري ابن أخيك يلعب ؟ |
| - Lily'i, Unicorn'ları görmeye götürdüm. | Open Subtitles | انا أخذت ليلي لتري الفرس وحيد القرن |
| Yukarı çıkıp, odandan daha fazla şey hatırlıyor musun bakalım. | Open Subtitles | لم لا تذهبين الى اعلى لتري اذا غرفتك ستذكرك بشيء |
| Gidip Larkin'e bir bakar mısın, ne bu kadar uzun sürmüş. | Open Subtitles | هل ممكن ان تذهب لتري ما يأخذ لاركين كل هذا ؟ |
| Orada olup nasıl yapıldığını görmeni istiyorum, tamam mı? | Open Subtitles | أريدك أن تكوني هناك, لتري كيف تعمل, حسنا؟ |
| Benim senden istediğim ise, bunu böyle çevirmen herkese kaçış için bir kapı olmadığını göstermek için. | Open Subtitles | ما أريدك ان تفعله هو أن تديره لتري للجميع انه لا يوجد باب خفي |
| - Bir kolu bukadar incelikle ampute etmek sizede saçma gelmiyor mu sadece hastanın kısa süre sonra asılmasını görebilmek için? | Open Subtitles | الا تعتبره مضيعة لبتر ذراع بنجاح لتري المريض نفذ بعد قليل؟ |
| Vatikan'ı ara. öğren; başka kayıp eşya var mı? | Open Subtitles | اتصل بالفاتيكان لتري اذا كان هناك شييء مفقود |
| - Geçici olarak bu insanların hakkında ne düşündüğünü görmen için. | Open Subtitles | مؤقّتاً، لتري ما يظنّه أولئك الناس بكِ فعلاً |
| Keşke altında olduğum baskıyı görebilmen için kendini benim yerime koyabilsen. | Open Subtitles | أتمنى لو تضعين نفسك في مكاني لتري الضغط الذي أعاني منه |
| Trey'le bir dakika daha kalırsam denize biri düştü diye bağıracaklardı. | Open Subtitles | دقيقة أخرى لتري وكنا تكون في وضع رجل في البحر. |
| Sen bizi kontrol ediyordun. Bizim ailen için uygun olup olmadığımıza bakmak için | Open Subtitles | كنتِ تتفحصيننا لتري إذا ما كنا مناسبين لعائلتكِ |