"لتضع" - Translation from Arabic to Turkish

    • koy
        
    • koymak
        
    • koyacak
        
    • koymazdın
        
    • yerleştirmek
        
    • sokman için
        
    • koymana
        
    - Tamamdır. - Şu anahtarları masanın arkasına koy. Open Subtitles ـ لقد فهمت الأمر ـ لتضع المفاتيح داخل طاولة المكتب
    Tamam, koy bir dolar. Open Subtitles حسناً، لتضع دولار هُناك.
    Menüne maymun beyni koymak için fazla aceleci mi davrandın? Open Subtitles أظنك لن تتسرع مجدداً لتضع قرداً على قائمة الطعام ؟
    Eşyalarını koyacak bir yer bul. Dövüş yarım saat içinde başlayacak. Open Subtitles ، إبحث عن مكان لتضع فيه مستلزماتك النزال يبدأ بعد 30 دقيقة
    Buranın gerçekten nasıl bir yer olduğunu bilseydin, dolabına tavuk koymazdın. Open Subtitles إن علمت ماذا كان هذا المكان ما كنت لتضع الدجاج بثلاجتك
    Kendini, diski Ana Kumanda'nın kalbinin içine yerleştirmek için adamanı istiyorum. Open Subtitles كرس كل مجهودك لتضع هذا القرص داخل قلب... برنامج التحكم الرئيسي
    Hayatını rayına sokman için, hâlâ bolca zamanın var. Open Subtitles هناك الكثير من الوقت لتضع حياتك فى مسارها الصحيح.
    Son resim felaketinden sonra bunu koymana izin verdiğimize inanamıyorum. Open Subtitles أنا لا أصدق أننا وثقنا بك لتضع هذا على السيارة بعد ما حصل في الصورة الأخيرة
    Hadi, ellerini arkana koy. Open Subtitles - هيّا، لتضع يديك خلف ظهرك
    Zed, elini buraya koy! Üstüne bastır! Open Subtitles (زد) لتضع يدك هنا ابقها منخفضة فحسب
    Kendini Ava Hessington'ın yerine koy. Open Subtitles (لتضع مكانك في موضع (إيفا
    Bazen bazı kurallara karşı gelip işleri yoluna koymak gerekir. Open Subtitles في بعض الأوقات أنت تكسر بعض القواعد لتضع الأمور في نصابها الصحيح
    Onları tortilo kutusuna koymak aptal bir Küba geleneği galiba. Open Subtitles هذا لابدّ أن يكون تقليد كوبي غبي لتضع الجثة في حاوية تورتيلا
    Üçüncü adım: Parayı koyacak büyük bir çanta al. Open Subtitles الخطو الثالثة اشتري حقيبة كبيرة لتضع فيها المال
    Bunu koyacak bir yer lazım. Open Subtitles يلزمك مكان لتضع فيه المطّاريات
    Eğer buranın gerçekten ne anlama geldiğini bilseydin, buzdolabına tavuk koymazdın! Open Subtitles إن علمت ماذا كان هذا المكان ما كنت لتضع الدجاج بثلاجتك
    Eğer etseydi, başka bir kadının çamaşırını benimkilerinin yanına koymazdın. Open Subtitles لأنه إن كانت تعني لك شيئاً ما كنت لتضع لباس داخلي لامرأة أخري في صندوقي
    Kendini, diski Ana Kumanda'nın kalbinin içine yerleştirmek için adamanı istiyorum. Open Subtitles كرس كل مجهودك لتضع هذا القرص داخل قلب... برنامج التحكم الرئيسي
    Işıkları yerleştirmek için neden hep son dakikayı bekliyorsun? Open Subtitles لمَ تنتظر دائما حتى آخر لحظة لتضع الأضواء؟
    Kafama kötü fikirler sokman için sana para vermiyorum. Kafamdakiler yetiyor bana. Open Subtitles لا أدفع لك لتضع أفكارا شريرة في رأسي الأفكار الموجودة بالفعل لا ترغب في رفقة.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more